Hükümlü hakkında kurulan Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.01.2004 günlü önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine ya da mahkemece kendiliğinden uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, kurulan ilk hükmün hükümlü yönünden kesinleşmesinden sonra,
aynı dosyada sanık ... savunmanı ile sanık ... tarafından temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak iadesi üzerine, sanıklar ... ve ... ile birlikte yargılanan hükümlü ... hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlü ... hakkında yeniden kurulan hükme yönelik temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
17.04.2007 tarihli kararın sanığa 7201 sayılı Yasa'nın 35. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştirildiği, sanığın 04.02.2008 tarihli dilekçesiyle temyiz yasa yoluna başvurduğu, mahkemece 12.02.2008 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verildiği ve bu kararın cezaevinde bulunan sanığa 18.02.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bu kararda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak kanun yolu süresi, mercii ve şeklinin gösterilmediği, sanığın bundan sonra 23.02.2011 tarihli dilekçesinin temyiz hakkını içerdiği,
sanığın ek karara yönelik temyiz isteminin açıklanan nedenle süresinde kabul edildiği.
Gaziantep Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 01.03.2011 tarihli yazısında sanığın 05.03.2007-31.05.2007 tarihleri arasında cezaevinde bulunduğunun belirtildiği, sanığın kararı haricen öğrenerek bulunduğu cezaevi idaresi aracılığıyla verdiği dilekçe ile 04.02.2008 tarihinde kararı temyiz ettiği, mahkemece 12.02.2008 günlü ek kararla, kararın kesinleştiğinden bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmişse de, kararın tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde bulunduğu bu nedenle 16.10.2007 tarihli tebliğin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında,
temyiz isteminin reddine ilişkin Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2008 tarihli kararı kaldırılarak yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nin 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, hakkındaki ilk hükmü temyiz etmeyen arkadaşı ile birlikte, geceleyin, bilirkişi raporuna göre muhkem olan yakınanın iş yerinin daraba kilidinin kırarak, 1.624,00 TL değerinde eşya çaldığı, yakalanan sanık ...'un soruşturma aşamasında çalınan eşyaları sattıkları yeri gösterip bir kısmının yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında;
eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522 (pek fahiş), 81. maddelerine göre, 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53. maddelerine uyan geceleyin birden fazla kişi ile birlikte iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, 5237 sayılı TCY'nın 168/1. maddesi uyarınca, kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yakınanın ... gösterip göstermediği sorularak,
sonucuna göre, sanığın lehine olan, yasa hükümlerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.