KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/4257 E., 2012/7492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Gasp suçundan sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/1, 61/1, 59/2, 81/2. maddeleri gereğince 5 yıl 10 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ZONGULDAK 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/04/2003 tarihli ve 2002/173 esas, 2003/46 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,
sanığın anılan Kanun'un 149/1-a-h-son, 35/2, 150/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 08/08/2005 tarihli ve 2002/173 esas, 2003/46 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.01.2011 gün ve 2010/873/5085 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2011 gün ve KYB/2011/62971 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29.03.2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak üzerinden karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Tük Ceza Kanunu'nun 150/2.maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri arasında, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar (örneğin birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, kalem, sigara ve benzeri) ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın
kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi gereğince indirim yapılmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ RKMİLLETİADINA
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/4257, K. 2012/7492, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama