KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/6616 E., 2013/20109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanığın, katılanın işyerinde masa üzerinde bulunan çekleri alarak hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 141/1. maddesiyle uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından,
Suç tarihinde 66 yaşında ve adli sicil kaydına göre hapis cezasını içeren mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 49/2 ve 50/3. maddeleri gereğince, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Yasanın 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47-2008/43, 23.3.2004 gün ve 2004/6-41 - 2006/70 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılması, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağından, anılan maddenin uygulanmaması, açıklanan nedenle bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/6616, K. 2013/20109, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama