Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2012/15486 E. , 2013/13836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, yağmaya kalkışma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, hakaret, mala zarar vermek HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2012/15486 E. , 2013/13836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, yağmaya kalkışma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, hakaret, mala zarar vermek HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında yağma, yağmaya kalkışma, mala zarar verme ve hakaret suçlarından; sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ... ile katılan ...'nun eylemden önce ve eylem sırasında karşılaşmadıkları, telefon konuşmasında başka bir şahsın adı geçen sanığın ismini kullanma ihtimalinin mevcut bulunması karşısında; öncelikle katılanın parayı gönderdiği Hayati isimli arkadaşının ikametgah adresi olan ... Köyü'nden yeniden araştırılması, bulunduğu takdirde tanık olarak dinlenilmesi ve sanık ... ile yüzleştirilmesi, parayı kime teslim ettiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sanık ...'ın kullandığı cep telefonlarının tespiti ve bu telefonlar ile katılan ...'ı arayıp aramadığının, mesaj çekip çekmediğinin araştırılması, aramış veya mesaj çekmiş ise tarihlerinin ve olanaklı ise içeriklerinin saptanması ve sonucuna göre sanık ...'un hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma doğrultusunda hiç bir araştırma yapılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Boşanma davası açtığı eşi ile katılan ... arasında ilişki olduğunu öğrenen sanık ...'un, bu durumu bahane ederek katılandan 50.000TL. para almaya karar verdiği ve bu kasıtla hareket ederek miktarını önceden belirlediği parayı almak için katılanı 2010 yılının Eylül ayı ile 2011 yılının Mart ayı arasında zaman zaman tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın suç kastını önceden belirlediği para miktarına özgülediği ve istediği paranın bir kısmını parça parça aldığı ve diğer kısmını alabilmek için tehditlerini sürdürdüğü dikkate alındığında, eylemin bütün halinde tek bir yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, 3- İddianamede sanık ... hakkında hakaret suçundan sevk maddesinin yazıldığı, ancak iddianame içeriğinde telefon mesajlarından içerik olarak bahsedilmediğinin anlaşılması karşısında; bu suçla ilgili olarak hüküm kurulurken, bir taraftan “iddianamede bu suçla ilgili olarak bir anlatımın olmadığının” kabul edildiği ve bir taraftan da “eylemin işlenmediğinden” bahisle beraat kararı verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, 4- İddianamede anlatıldığı ve mahkemeye dava olarak geldiği şekilde, sanık ...'un, katılanın babası ile ortak olarak işlettiği fırının ön vitrin camına sokaktan iki el ateş edip zarar vermesi biçiminde gerçekleşen eyleminde; yapılan kovuşturma sonucunda; 5237 sayılı TCK'nın 44/1. maddesi uyarınca, suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması gerektiği ve bu nedenle ek savunma hakkı tanınarak sanık hakkında aynı Yasanın 170/1-c maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 151/1. maddesinden mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle suç vasfında yanılgıya düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c maddesinde tanımlanan suç yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 03.06.2013 tarihinde üyeler ... ve ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sanık ...'un 01.03.2011 tarihinde özgülediği yağma kastına istinaden katılandan 3.000 TL daha para istediği, müştekinin buna itiraz etmesi üzerine 06.03.2011 tarihli tutanağa yansıdığı üzere çok sayıda mesaj atarak para talep etmeye devam ettiği, müştekinin göndermemesi üzerine sanığın olay tarihinde, Adli Emanetin 2011/299 sırasında kayıtlı bulunan tüfek ile katılan ...'ın babası ile birlikte işlettiği ... isimli fırına doğru iki (2) el ateş ederek fırının ön vitrin camından vurduğu ve olay yerinden ayrıldığı, yapılan arama ve araştırmalar neticesinde sanığın suçta kullandığı 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliğe haiz "CEKPARTNSYULIZVJ" ibareli tüfek ile birlikte yakalandığı şeklinde gerçekleşen olayın sübutunda herhangi bir tereddüt ve uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkeme, Yağma suçu yanında Mala zarar verme suçundan da hüküm kurmuş, sayın çoğunluk ise TCK'nın 44/1 maddesinde düzenlenen Fikri içtima kuralları gereği son eylemin TCK'nın 170/1-c maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gerekçesiyle mala zarar verme suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar vermiştir. Sanığın kastı, tehditle katılandan para almaktır. Bu amaçla Eylül/2010 ile Mart/2011 tarihleri arasında birçok kez katılanı tehdit etmiş özgülediği 50.000TL'ye karşılık iki kez para almış, iki kez de almaya teşebbüs etmiştir. Son eylem tarihi olan 06.03.2011 tarihinde amacına ulaşmak için silahla katılanın iş yerine ateş etmiş ve vitrin camlarına zarar vermiştir. TCK'nın 170/1-c maddesinde düzenlenen suç “Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması” suçudur. Genel tehlike suçlarında korunan hukuki menfaat, kişilerin ve malların belirsiz kapsamlı tehlikeye uğratılmalarının önlenmesidir. Suçun mağduru, toplumu oluşturan tüm bireylerdir. Mala zarar verme suçunda korunan hukuki yarar ise; zilyetlik hakkından çok mülkiyet hakkıdır. Suçun mağduru, taşınır ya da taşınmaz bir malı yıkılan, tahrip edilen, yok edilen, bozulan kullanılamaz hale getirilen veya kirletilen gerçek veya tüzel kişidir. Sanık eylemini katılana yönelik olarak gerçekleştirmiş olduğundan genel bir tehlike söz konusu değildir. TCK'nın 106/3. maddesinde “Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.” düzenlemesi mevcuttur. Silahla ateş etme fiili tehdittir.Tehdidin yağmaya ilişkin eylemlerin bütünüyle birlikte yağma suçunun unsuru olan tehdit kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Sanığın gerçekleşen olaylardaki eylemleri, yağma ve mala zarar verme suçlarını oluşturacaktır. Mahkemenin mala zarar verme suçuna ilişkin mahkumiyet kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan suç vasfı konusundaki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.