KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/21220 E., 2013/1891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2013
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/1-6-7. maddesine göre sanığın hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair BAKIRKÖY 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2011 tarihli ve 2007/188 esas, 2011/818 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.09.2012 gün ve 2012/14444/51759 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2012 gün ve KYB/2012/245225 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 18.10.2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç;
infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/11/2002 tarihli ve 2000/913 esas, 2002/1513 sayılı mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette,
hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ RKMİLLETİADINA
Bakırköy 10.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.12.2011 gün ve 2007/188- 2011/818 sayılı kararı ile ilgili olarak, incelenen dosya içeriğine göre;
Sanığın ve katılanın yokluğunda verilen 20.12.2011 tarih ve 2007/188- 2011/818 sayılı kararın dosyaya bildirdikleri adreslerine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakı üzerinde duruşma günü belirtilerek, gerekçeli kararın da bulunduğu açıklamasının yer aldığı, bu evrakın sanığın cezaevinde olduğu belirtilerek ikinci adres olarak adres kayıt sistemindeki adresine sevk edildiği, bu adresinde 26.03.2012 tarihinde Tebligat Yasası'nın 21. maddesinin ek fıkrasına göre tebliğ yapıldığı, UYAP bilgisine göre sanığın 26.03.2012 tarihinde cezaevinde bulunmadığı ve adres kayıt sistemindeki adresinin sanık tarafından gösterilen adres olmadığı,
katılana çıkarılan tebliğin de duruşma günü geçmiş olarak geldiğinden iade edildiği, iade üzerine Tebliğat Kanununun 35. maddesine göre usulsüz tebliğ yapıldığı, bu açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;
1-) Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.12.2011 gün ve 2007/188- 2011/818 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/21220, K. 2013/1891, 11 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama