KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/730 E., 2014/7284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, Cinsel saldırı
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; kararda sanıkların yokluğunda verilen hükmün kanun yolu başvuru merci ile şeklinin belirtilmemesi ve temyiz süresinin başlangıcının, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtildiğinden, eksik ve yanıltıcı ibare nedeniyle sanık ...’ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, hükmün esasına girilmekle;
Sanıklar hakkında erteleme hükmü değerlendirilirken, “...sanıkların sosyal ve şahsi durumları, suç işleme konusundaki eğilimlerine göre cezalarının ertelenmesine yer olmadığına” karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu nazara alındığında ve sanıkların adli sicil kayıtlarına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunduğu,
ayrıca sanıkların suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle gidermelerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c maddesi uyarınca aranan şartlardan olduğunun ve zararı gidermediklerinin anlaşılması karşısında; belirtilen nedenlerle sanıklar hakkında;
hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, 2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "eşit olarak tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ve “sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölümler çıkartılarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/730, K. 2014/7284, 16 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama