KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/7759 E., 2014/13603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2014
- Tebliğname No
- 6 - 2009/253413
- Mahkemesi
- İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 22/04/2009
- Numarası
- 2008/191 (E) ve 2009/213 (K
- Suç
- Yağma
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılanın “Olay günü devamlı işyerimin önünden gelip geçerken selamlaştığım sanık yanıma geldi. Bana para ver, bira alayım, biraz muhabbet edip bira içelim, dedi. Ben 20 TL verdim. Sanık bira alıp geldi. Biraları içerken konuşmak için cep telefonumu istedi. Verdim. O konuşurken dışarı çıktım. Döndüğümde biraz daha bira iç diye ısrar etti. İçmeyeceğimi söyleyince, hatırım için benim biramdan iç dedi. Biraz bira içince fenalaşmaya başladım.
Cüzdanımda 2000 TL, pantolonumda ise 40 TL para vardı. Hemen alt kata inip cüzdanımı sakladım. Sonra kendimi kaybetmişim. Birama ilaç katılarak 40 TL param ile cep telefonumun sanık tarafından alındığını düşünüyorum.” şeklindeki ifadesi karşısında, sanığın “Ben Çağlayan otelde temizlik görevlisiyim. Otele gidip gelirken otelin yanındaki işhanının bekçisi olan katılan ile devamlı selamlaşırdım. Olay gecesi otele giderken katılan beni gördü. Çay içmek için davet etti.
Yanına yaklaşınca alkollü olduğunu anladım ve işhanına girmedim.” diyerek aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, olay gününün ertesi günü sabah saatlerinde katılanın, çalıştığı işhanında nöbeti devralmaya gelen, açık kimliği tespit edilemeyen bekçi tarafından yaralı vaziyette bulunduğu, katılanın çocukları tarafından tedavi için hastaneye kaldırıldığı, katılanın kaldırıldığı hastanede kanında uyuşturucu ya da uyutucu madde olup olmadığının kan tahlili ile tespit edilmediği, katılana ait suça konu cep telefonunun olaydan iki gün öncesi ve sonrasına ait telefon kayıtlarının istenmesine rağmen, görüşme kaydına rastlanmadığının bildirildiği,
katılanın çocukları olan ve ifadelerine başvurulan Ferhat ve M..
K..'nun görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, sadece sabah nöbeti devralmaya gelen bekçinin telefonu üzerine olay yerine gittiklerinde, katılanı dişleri kırık, yüzü kesik ve baygın halde bulduklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanığın iddia edilen eylemi işlediğine ve bu eylemden mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/7759, K. 2014/13603, 30 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama