KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2013/24070 E., 2013/16611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2013
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince yapılan duruşma sonunda 18.10.2007 gün ve 2007/189 Esas, 2007/410 sayılı kararı ile yağma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c-h, 168/3-1, 62/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca iki kez 5 yıl yıl hapis, sanık ...'in 5237 TCK'nın 149/1-c-h, 168/3-1, 62, 53. maddeleri uyarınca iki kez 5 yıl hapis cezasına ilişkin kararın sanıklar ve savunmanları tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.01.2009 gün ve 2008/5611 Esas, 2009/685 Karar sayılı ilamı ile Onanmasına karar verilmiş, Onama ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2013 gün ve Karar Düzeltme 2013/179077 sayılı itiraz yazıları ile sanık ... yönünden itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2013 gün ve Karar Düzeltme 2013/179077 sayılı yazılarında özetle;
“Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 28/01/2008 tarih ve 2008/5611 ve 2009/685 sayılı onama içerikli ilamı ve dosya incelendiğinde; itiraza konu dosyada sanık olarak yargılanan Sanık ...’ın TCK.un 58/6-7. maddesi uygulamasına esas alınan ilamın Kütahya 1.Sulh ceza Mahkemesinin 15/12/2004 tarih ve 2007/189-410 sayılı kararı ile 765 sayılı yasanın 456/4,457/1,62,maddelerine göre hükmettiği 366.103.000 TL (yeni 366 TL) ağır para cezasına ilişkin ilamı olduğu görülmektedir. Ancak söz konusu kararın ceza kararnamesi ile sonuçlanmış olduğu ve kararın kurulduğu tarihte yasaya göre kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır.
5271 sayılı CMK.un 308/1. maddesi uyarınca sanık lehine olan itirazlarda süre aranmayacağı hükme bağlanmıştır.
1412 sayılı Yasanın maddesinde düzenlenen ceza kararnamesi kurumunun 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı ceza yargılaması yasasında yer almadığı görülmektedir. 1412 sayılı CMUK.nın 386 ve devamı maddelerindeki düzenlemeye göre ise belirli nitelikteki suçlarda sulh ceza mahkemesi hakimi tarafından ceza kararnamesi düzenlemesi olanağı tanınmıştı. Bu şekilde düzenlenen ceza kararnamesine karşı ise ancak üst mahkemeye itiraz yolu edilmesi mümkündür.
Dolayısıyla temyiz yolu açık olmadığından ceza kararnamesi ile kurulan hükümlerin tekerrür uygulanmasına esas olmayacakları benimsenmişti. Oysa mahkeme bu nitelikteki kararı tekerrür uygulamasına dayanak yapmıştır.
Kaldı ki 21/07/2004 tarihinde yayınlanmak suretiyle yürürlüğe giren 5219 sayılı yasaya göre 765 sayılı yasaya göre doğrudan hükmedilen 2000 TL ye kadar para cezalarının kesin olduğu kabul edilmiş, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemeleri ilan edilip göreve başlayıncaya kadar 1412 sayılı CMUK.un 305 ila 326. maddelerinin uygulanacağı benimsenmiştir.
Bu nedenle mahkemenin kararının önceki ilamın miktar yönüyle de kesin olmasıyla tekerrür uygulaması açısından yerinde olmadığı, buna göre de onamanın sanık aleyhine yasaya açık aykırılık oluşturduğu düşünülmüş ve bunun itiraz yolu ile düzeltilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/24070, K. 2013/16611, 17 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama