İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2015/8828 K.2017/3331

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2015/8828Karar2017/3331Tarih10 Ekim 2017Okuma7 dk · 1.367 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2015/8828 E., 2017/3331 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Ekim 2017
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar
Yağmaya teşebbüs, Tefecilik, Tehdit
Hüküm
Beraat, Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.367 kelime·7 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Katılan Hazine vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen beraat; o yer Cumhuriyet Savcısı’nın sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat; sanıklar ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen beraat; sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz itirazlarının incelemesinde;

I-) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...’a yönelik tehdit; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’e yönelik tefecilik; sanık ... hakkında mağdur ...’e yönelik tefecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre; katılan hazine vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

II-) Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre, TCK.nun 53.madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülmüş,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir.

Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.

Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” cümlelerinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...’a yönelik tehdit suçundan kurulan beraat; sanık ... hakkında tefecilik; sanık ... hakkında mağdur ...’e yönelik yağmaya teşebbüs; sanık ... hakkında tefecilik; sanık

... hakkında mağdurlar ..., ..., .... ve ...’a yönelik yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince;

1-) Karar tarihinde aynı yer cezaevinde başka suçtan hükümlü olan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanık ...’in, karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,

2-) Sanık ... hakkında her bir mağdura karşı yağma eylemleri için denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulama yapılması yerine toplu uygulama yapılmak suretiyle 5271 sayılı Yasanın 232. maddesine aykırı davranılması,

3-) Sanık ... savunmanı temyiz davasını açtığı evrede, sanığın tefecilik suçlaması ile İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/130 Esas sayılı dosyasında yargılandığı, aynı suç nedeni ile yapılan yargılamanın mükerrer yargılamaya konu olduğunu ileri sürmesi karşısında, İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/130 Esas sayılı dava dosyası celp edilip, olanaklı ise her iki dava dosyasının birleştirilerek delillerin bir arada değerlendirilmesi, olanaklı olmadığı takdirde, dosyanın onaylı örneğinin temin edilip dosyaya eklendikten sonra sanık savunmasındaki vaki iddiaların denetlenmesi zorunluluğu,

4-) Mağdur ...’in, sanık ...’den 20.000.-TL aylık 2.000.-TL faiz ile aldığı borç paraya anlaşma gereği 9 ay süre ile toplam 18.000.-TL faiz ödediği, bundan sonra ana parayı tamamen ödemediği gibi faiz ödemesine devam etmediği, sanığın paranın ödenmesi için mağduru tehdit ettiği olayda; sanığın eyleminin ne şekilde nitelikli yağma suçu olarak benimsendiği açıklanıp tartışılmadan genel geçişli ifadelerle yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurularak 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinin ise karar yerinde tartışmasız bırakılması,

5-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümde;

Cumhuriyet Savcısı soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasına ya da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin iki karardan birini verir.

Kovuşturmaya yer olmadığına kararları kesin hüküm niteliğinde değillerdir.

Kovuşturmama kararına karşı;

a) Suçtan zarar gören, kovuşturmasızlık kararının kendisine bildirilmesinden başlayarak 15 gün içinde bu karara itiraz eder ve itirazı inceleyen makam itiraz dilekçesinde kamu davasını haklı gösterecek olaylar ve deliller görür ise kamu davasının açılmasına karar verir. Cumhuriyet Savcısı bu halde kamu davası açar.

Hakimin Cumhuriyet Savcısının yerine geçerek dava açması dahi söz konusu olamaz. (Kovuşturmaya yer olmadığına dair Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz CMK'nın 173. maddesinde düzenlenmiştir.)

b) Cumhuriyet Savcısı, şüpheli ve/veya şüphelilere karşı yeni delillerin çıkması durumunda da yeniden değerlendirme yaparak daha önce kovuşturmasızlık verdiği konuda dava açabilir. (CMK. 172/2)

Ancak; kovuşturmama kararı sanık ve/veya sanıklar için bir baskı aracı da olamaz, o halde gelişi güzel bu karar kaldırılıp dava açılamaz.

Ayrıca sanık ve/veya sanıkların, haklarında her aşamada suçları oluşturan hangi eylemlerden usulüne uygun bir yargılama yapıldığını bilme hakkına sahip olduğu da önemsenmelidir.

CMK'nın 171. maddesinde Cumhuriyet Savcısının kamu davasını açıp açmayabileceği hususuna yer verilmiştir. Yani her durumda dava açma yetkisi Cumhuriyet Savcısında bulunmaktadır.

CMK'nın 174. maddesine göre, “soruşturma, kovuşturma ve hüküm, yalnız iddianamede beyan olunan suç ve zan altına alınan şahıslara yöneliktir. Hükmün konusu, duruşma sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.

Usulüne uygun olarak tanzim edilen iddianame ile açılan kamu davası, bir suç için yargılamanın başlayabilmesini sağlayan dava şartıdır. Şayet şahıslar hakkında kesinleşmiş takipsizlik kararı varsa, yeni delil ortaya çıkmadıkça ve/veya takipsizlik kararı kaldırılmadıkça aynı konu ile ilgili bir kamu davası açılamayacağından bu yönde şahısların baskı altında tutulmamaları gerekir.

İddianamede anlatılan olay hükmün konusudur. Dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Bilindiği üzere; bir eylemden dolayı bir kimse aleyhine bir ceza davası açıldıktan sonra o dava sonlanmadan ve/veya bir şekilde kesinleşmiş karar ortadan kaldırılmadan aynı eylem, aynı kişi hakkında ikinci bir ceza davası açılamaz.

Yargılama faaliyeti uyuşmazlığı doğrudan veya dolaylı olarak çözer. Bu şekildeki kararlar kesinleştiğinde değerli olduğu da kabul edilir. Uyuşmazlığı çözen kararların kesin olması veya değilse şu veya bu surette bir aşamada kesinleşmesi yargılama faaliyetinin de zorunlu ve doğal sonucudur.

Cumhuriyet Savcısının açtığı bir dava üzerine beraat eden kimse hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen hükme rağmen aynı olay nedeniyle yeniden aynı yönde bir kamu davası açılamayacaktır. Bu (Ne bis in idem) olarak ifade edilen muhakemenin tekrarlanmaması kuralı olarak ifade edilmektedir.

Yukarıda yer alan açıklamalar karşısında somut olaya gelince;

İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler ..., ..., ...., ... ve ... hakkında mağdur ...’a yönelik tehdit suçundan soruşturma yürütüldüğü, yapılan tahkikat sonunda 23/03/2011 günlü, 2011/1943 sayılı iddianame ile sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı (suç tarihi:16/02/2011),

23/03/2011 tarih ve 2011/1943 sayılı şüpheliler ..., ...... ... ve ... hakkında tehdit suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği (suç tarihi: 15/02/2011), anılan bu takipsizlik kararına karşı herhangi bir itiraz yoluna gidilip gidilmediğinin ve/veya bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin dosyadan anlaşılamadığı gibi sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan kamu davasını açan (suç tarihi: 15/02/2011) İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/03/2012 tarih ve 2012/92 no’lu iddianamesinde yukarıda belirtilen takipsizlik kararının CMK'nın 172-173. maddelerine göre ortadan kaldırıldığına veya bu yönde hukuki bir sürecin başlatıldığına dair de açıklamaya yer verilmediği,

Sanık ... hakkında açılan kamu davasını yürüten İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2013 gün ve 2012/375 Esas, 2013/398 Karar sayılı karar ile de sanık hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verdiği ve bu kararın 05/09/2013 tarihinde kesinleştirildiği dikkate alındığında,

Öncelikle;

a-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki takipsizlik kararının kesinleşip kesinleşmediği resen araştırılıp, kesinleştiğinin belirlenmesi halinde anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Yasa'nın 172/2. maddesi uyarınca yeni delillerin ortaya çıkması halinde ve/veya olağanüstü kanun yolu ile kaldırılmadıkça aynı konuda sanıklar hakkında

kamu davası açılmasının mümkün olmadığı dikkate alınmadan veya bu yöndeki usulü hataların giderilip giderilmediği de duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan yargılamaya devamla sanıklar hakkında tehdit suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,

b-) Sanık ... hakkında ise; aynı suçtan verilen temyiz edilmeksizin kesinleşen Beraat kararı dikkate alınarak 21/03/2012 gün ve 2012/92 sayılı iddianamede bu suçla sınırlı olarak açılan davanın 5271 sayılı Yasanın 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının ve o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönüyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2015/8828, K. 2017/3331, 10 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2015/8828
Karar No
2017/3331
Tarih
10 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2015/8831 K.2017/3214
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/8832 K.2017/6575
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2015/8836 K.2017/3739
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/8840 K.2017/12594
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/8847 K.2017/12039
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/8848 K.2017/12944

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.