KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2016/2143 E., 2019/1309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza hukukunda suç tanımına uygun olarak gerçekleşen her netice ilke olarak ayrı bir suç oluşturur ve fail kaç netice varsa o kadar suç işlemiş olur. Ancak bazı hallerde birden fazla netice meydana gelmiş olsa bile, faile meydana gelen netice kadar ceza verilmeyerek tek bir ceza verilmesi ile yetinilir. Birden fazla netice meydana gelmesine karşı faile tek ceza verilmesini gerektiren hallerden biri zincirleme suçtur. Zincirleme suçta faile tek ceza verilirken kanunda öngörülen bir miktarda arttırım yapılması sözkonusudur.
Zincirleme suç aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, bu suçların mağdurunun aynı kişi olması, bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekir.
O halde suçun ismi aynı olduğu sürece ''Aynı suçtan'' bahsedilir.
Sanığın 14/09/2009 tarihinden 5 gün ve 4 gün öncesinde yakınanın aracından hoparlör ve vofer'i alması eylemlerinin yakınana karşı gece vakti tamamlanmış zincirleme hırsızlık suçunu oluşturduğu, 14/09/2009 tarihindeki eyleminin ise hırsızlık olarak başlayıp silahla gece vakti yağmaya teşebbüs suçuna dönüştüğü,
Hal böyle olunca;
Tamamlanan hırsızlık suçlarının hiçbir aşamada yağma suçuna dönüşemeyeceği dikkate alınmadan, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sanık hakkında TCK'nin 149/1-(a), ve (h) madde ve fıkraları yanında aynı maddenin (b) fıkrası uyarınca da uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi kanuna aykırı ise de karşı temyiz bulunmadığından ve sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık için Baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafi ücretlerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 40/3-4. maddesi, Milletler Çocuk Ceza Adaleti Sisteminin Uygulanması Hakkında Asgarî Standart Kuralları'nın 16.maddesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sosyal çalışma görevlilerinin suça sürüklenen çocuğun özelliklerini, toplumda yapıcı bir rol üstlenmesini ve mahkemece yararlanılabilecek toplumsal kaynakların tanınmasını sağlamak üzere düzenleyecekleri sosyal inceleme raporu giderlerinin,
yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2016/2143, K. 2019/1309, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama