İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3792 K.2021/2659

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Esas2018/3792Karar2021/2659Tarih17 Şubat 2021Okuma6 dk · 1.290 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2018/3792 E., 2021/2659 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2021
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Nitelikli yağma
Hükümler
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.290 kelime·6 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 17.02.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Buna ulaştıracak araçlar ise delillerdir.

Deliller: Şahsi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıklardan başka kişilerin açıklamaları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Her olayda lehe ve aleyhe deliller vardır. Deliller; gerçekçi, akılcı, olayı yansıtan ve kanıtlamaya yararlı, hukuka uygun elde edildiklerinde değerlidirler.

Bu nitelikteki deliller serbestçe değerlendirildikten sonra, vicdani kanı oluşturacaktır. Vicdani kanı oluşturulurken, toplanan kanıtlardan herhangi birine itibar etme zorunluluğu yoktur.

Sanık ikrarı da bir delildir.

İkrar; aleyhe hukuksal sonuç doğuran bir olayı doğrulayan sanığın kabullenmesidir.

İkrar, tek başına kesin kanıt kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin çeşitli nedenlerle ikrarda bulunması olanaklıdır. Yargıç önünde yapılan ikrarın dahi bağlayıcı olabilmesi için başka yan kanıtlarla doğrulanması gerekir. İkrarını geri alan sanığın önceki soyut ikrarına dayanılarak hiçbir zaman mahkumiyet kararı verilemez.

İkrar olunan olay yargıç önünde yapılıp, geri alınmayıp yan delillerle desteklendiğinde değerlidir. Başka bir ifade ile kanıtla doğrulanan ikrar değerlidir. Soyut ikrar tek başına yeterli olamaz.

Suçun mağduru ve/veya şikayetçisi olayın tarafı olması nedeniyle kural olarak mağdur veya şikayetçi sıfatıyla dinlenilmelidir. Bu nedenle beyanın niteliği, delil olarak da önemlidir. Tüm deliller mağdur veya şikayetçinin beyanından ibaretse yargıç, bu kişi ve/veya kişilerin tanık olarak dinlenilmesinde karar verebilir. Tanık olarak dinlenildiğinde, hakkında tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır. Ancak kendisine yemin verilmez. Bu beyanın doğruluğu diğer deliller ile doğrulanmalıdır.

Genelde yağma olaylarında tanık yoktur. Bu nedenle mağdurun beyanı ve teşhisi önemlidir. Birebir olayın muhattabı olan mağdurun serbest iradeye yaslı beyanı tutarlı süre gelen niteliğinde ise önde ve üstün niteliktedir.

İkrar da dahil hiçbir kanıt tek başına yargıcı bağlamaz.

İlk derece mahkemesinin tek ve asli görevi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Bunun için sanığın lehine ve aleyhine tüm kanıtları dava sonuçlanıncaya kadar toplar, tek tek ve/veya bir bütün halinde değerlendirip birbirini tamamlayan parçaları ele alıp, mantıksal bir yol izleyerek vicdani kanaate (hükme konu) sonuca ulaşır.

Varsayıma dayalı ve/veya kuşku duyularak hüküm kurulamaz. Geçerliliği tartışılır ve/veya kanıtlanmamış beyanlar varsa, ortada karanlık kalmış bir nokta olduğu söylenebilir. Kanıtlar mutlaka sanığın suç işlediğini kesin olarak kanıtlayan bir noktaya ulaşmalıdır. Ulaşamıyorsa bu durum sanık aleyhine yorumlanmamalıdır. Ceza yargılamasının en büyük ilkesi olan ''in dubia pro red'' kuşkudan sanık yararlanır kuralına göre değerlendirme yapılacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;

Mağdur ... 04/01/2005 tarihinde alınan beyanında; 03/01/2005 günü saat 22:30 sularında ... Sanayi'nin oradan üç erkek şahsın aracına bindiğini, Gazi Mahallesi'ne gideceğiz dediklerini, Baraj üstüne geldiklerinde, 30 yaşlarında olanın otodan indiğini, diğerlerinin ''onu takip et'' diye söylediklerini, yol çamurlu dediğinde arkadan ses gelip beline bir şey dayayıp, 112 TL parasını aldıklarını, 3 erkek şahsı ve araçta kalan 2 erkek şahsın eşgalini alamadığı için tanıyamayacağını belirtmesine karşın;

07/05/2005 gün saat 14:30'da düzenlenen teşhis zaptında, çoklu ortamda sanık ...'ın ''ön koltukta'' sanık ...'ın ''sağ arka koltukta'', sarışın, burnu kalın, Amerikan traşlı 3 kişinin arkada oturduğunu, sanık ...'ın otodan inip, cep telefonu ile konuşmaya zorladığını, sanık ...'un, ''dayı yürü'' dediğini, biraz ilerlediğinde sanık ...'ın otoya dönüp, arkaya, sanık ...'un öne geçip oturduklarını, sanık ...'ın arkadan silah dayayıp, ''para ver'', sanık ...'un ''cüzdanı ver'' dediklerini beyan edip;

Mağdur, (sanıklar... ve ...'ın da hazır bulunduğu) 06/06/2005 tarihli duruşmada alınan beyanlarında ise, olayı anlatıp, beni gasp edenler bunlar değil teşhis ettiklerime benzemiyor dedikten sonra, 04/12/2013 günlü duruşmada, bazı taksici gasp olaylarının mağdurlarının karakolda olduğunu, işin uzadığını, Amerikan traşı olanı görsem teşhis ederim dediğini, sanıkları tam teşhis edemediğini, saatin geç olması ve bazı etkenler altında polisin getirdiği tutanağı imzalamadığını belirten açıklamalara yer vererek 07/05/2005 günlü teşhis işleminin üzerinde duraksamalara yol açtığı;

Sanık ... (1980 doğumlu) 08/01/2005 tarihli avukat bulundurulmaksızın alınan polis beyanında; " 03/01/2005 günü Gazi Mahallesi Baraj civarındaki olayda teşhis edildim, ben yapmadım'' dediği, (10/01/2005 Sulh Ceza sorgu ve Mahkeme aşamalarında) suçlamayı kabul etmediği;

Sanık ... (1981 doğumlu) 08/01/2005 tarihli avukat bulundurulmaksızın alınan polis beyanında; ... ve mağdurun tanıyamadığı .. ile, ...Sanayi Sitesi'nin oradan otoyu durdurup, Gazi Mahallesi'ne gideceğiz dediklerini, ...'ın otonun önüne kendisi ile ...'un otonun arka koltuğuna oturduklarını, olayı hatırlamadığını, hatırladığı kadarıyla olay ...'nun orada geçtiğini, oto sürücüsüne silah dayayarak 112.-TL parayı ...'ın aldığını, sonra da bu parayı aralarında paylaştıklarını, beyan edip, (10/01/2005 günlü avukat bulunmayan Sulh Ceza sorgusunda) ve devam eden tüm mahkeme aşamalarında alınan savunmalarında ısrarla suçlamayı kabul etmediğini, emniyette psikolojik ve fiziki baskı gördüğünü, bu nedenle poliste alınan beyanının doğru olmadığını açıkladığı;

Sanık ...'ın 03/01/2005 günü saat 04:25'te Özel Gazi Hastahanesi'ne kafa travması nedeniyle başvurduğunu, uyuşturucu kullanımı nedeniyle Bakırköy Ruh ve sinir Hastalıkları Hastahanesi'ne gönderilip 03/01/2005 günü saat 13:24'de bu hastahaneye giriş kaydı yapıldığı, hastahaneden çıkış saatine dair bir açıklık bulunmadığı;

... 01/01/2005 günü cep telefonunun sanık ... tarafından alınması nedeniyle yaptığı başvurusu ve hastahanenin kafa travmalı gelen sanık ...'ın durumu polise bildirmesi üzerine sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik eylemi ile ilgili 03/01/2005 gün 20:25 – 20:40 saatleri arasında Gazi Polis Merkezinde ifadesinin alındığı;

Sanık ... yakalandığında, [TELEFON] nolu hat ile cep telefonu kullandığını belirtmesi nedeniyle, anılan cep telefonunu numarasının 03/01/2005 olan olay günü ve saati ile ilgili soruşturmada saat 21:27'den, 04/01/2005 günü saat 07:00 arasında hiçbir şekilde aktif olarak kullanılmadığı hat servis sağlayıcısından gelen teknik kayıtlardan anlaşıldığı, mağdur ... olay ile ilgili sanık ...'ın savunma tanığı olarak beyanı alınan ... ise;

01/01/2005 günü telefonunu alan sanık ...'ı şikayet ettiğini, 03/01/2005 günü saat 22:30'da karakoldan çağrıldığını, sanık ...'ı kafası sarılı halde gördüğünü,

Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen (1982 doğumlu) ... 09/01/2005 tarihinde avukat huzurunda alınan polis beyanında;

Yılbaşı gecesi sanık ... ile aralarında bir olay geçtiğini, bu nedenle aralarında husumet bulunduğunu, sanık ...'ın uyuşturucu alıp bayıldığını, hastahaneye götürdüğünü, ayılınca başında ...'ı polisi ve kendisini görünce ihbarı yapan olarak kendisi olduğunu düşündüğünden bu suçu yüklediğini, ... ve ...'yi tanımadığı gibi, sanıklar... ve ...'ın eylemine katılmadığını, (10/01/2005 Sulh Ceza ve mahkemede alınan beyanlarında ise, suçlamaları kabul etmediğini belirtip;

Polis kayıtlarına göre bu olaydan önceki tarihleri içerir şekilde sanık ...'ın Gaziosmanpaşa, Esenler, Eyüp bölgelerinde ''4 adet'' gasp olayı, sanık ...'un da aynı semtlerde ''5'' gasp olayına fezlekede yer verildiği;

Adli sicil kayıtlarına göre;

Sanıklardan ...'ın olay tarihinde sabıkasız, sanık ...'ın 2918 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan cezasının olduğunun izlendiği, dosya bir bütün halinde dikkate alındığında;

Yakınanın olayı takiben sıcağı sıcağına alınan ifadesinde, sanıkların eşgalini alamadığını bu nedenle tanıyamayacağını belirtmesine karşın, 07/05/2005 günlü tutanağa göre; çok ortamda olayın failleri olduğunu belirterek sanıklar ... ve ...'ı teşhis ettiği mahkeme aşamasına gelince; teşhis işleminin yapıldığı zamandaki fiziki koşulların iradesini etkilediğini bu nedenle gerçeği yansıtmadığını, duruşmada hazır bulunan sanıkların suçun gerçek faillerine

benzemediğini ifade ederek aşamalarda çelişkili anlatımlara yer vermek suretiyle, 07/05/2005 günü teşhis tutanağının belirleyici olan inanırlığında kuşku ve duraksamalara neden olduğu, bu haliyle mağdur teşhisinin delil olarak kabulü olanaklı bulunmadığından,

Sanık ...'ın soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla (avukat hazır bulundurulmadan) kolluk tarafından alınan, hakim önünde yapılan sorgu sırasında psikolojik, fiziki baskı ve zor altında alındığını ileri sürerek geri aldığı 08/01/2005 günlü ifadesinin bu haliyle hukuken geçerli bir ''ikrar" niteliğinde ele alınamayacağından sanık ... yönünden 08/01/2005 günlü ifadesinin bağlayıcı olamayacağı, sanık ... yönünden de, (yan delille doğrulanmayan) soyut suç atma niteliğinde kaldığından sanık ... aleyhine yorumlanamayacağı dikkate alındığında, mağdur ...'a karşı yağma suçunun gerçek failinin sanıklar olduğu yönünde kuşkudan uzak kesin, inandırıcı delil elde olunamadığının kabulünde zorunluluk bulunup;

Hal böyle olunca;

Sanıkların suç işledikleri yönünde kesin bir kanaat vermekten uzak varsayıma dayalı da mahkumiyet hükmü kurulamayacağı kabul ve takdir edilerek sanıklar hakkında verilen ''beraat'' kararı sonuç itibariyle usul ve yasaya uygun olması nedeniyle ''onanması'' inancıyla sayın çoğunluğun ''bozma'' düşüncesine iştirak olunmamıştır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2018/3792, K. 2021/2659, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2018/3792
Karar No
2021/2659
Tarih
17 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/3795 K.2021/1064
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3796 K.2021/3350
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/3801 K.2021/4149
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/3810 K.2021/1060
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/3811 K.2021/1625
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/3814 K.2021/1376

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.