KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2020/9789 E., 2021/5512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Nitelikli yağma, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, mala zarar verme suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz edilemeyecek kesin niteliğinde hüküm olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 296/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 13.03.2020 tarihli, 2019/346 Esas ve 2020/174 Karar sayılı ek kararlarda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık ...’in temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...’in temyiz etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Elmadağ Asliye Mahkemesi'nin 2016/86 Esas, 2017/99 Karar sayılı hükmünün, mala zarar verme suçundan suçundan hükmedilen doğrudan 2.240,00 TL adli para cezasına ilişkin ve kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilamın da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında koşulları bulunmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2020/9789, K. 2021/5512, 22 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama