KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2021/7559 E., 2022/3019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulaması yönünden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararın ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluş ve dosya kapsamına göre, katılanın 22.01.2015 günü öğlen saatinde çekmeceyi açıp kontrol ettiğinde 300 TL değerindeki yüzüğün yerinde olmadığını, iş yerinde yaptığı kontroller sırasında duvarda askıda asılı bulunan montunun cebinde 100-150 Türk lirası ile 10-15 ABD dolarının cüzdanından çalınmış olduğunu fark ettiği, sanığın müdafii huzurunda vermiş olduğu kolluk ve Cumhuriyet Savcılığındaki savunmalarında, 22.01.2015 günü katılanın işyerindeki çekmeceden bir adet yüzüğü aldığını,
20.01.2015 günü ise yine katılanın işyerinde katılanın askıda bulunan montonun cebinde bulunan cüzdanından 6 ABD Doları ve 15 TL parasını aldığı şeklinde ikrarda bulunduğu anlaşılmakla, TCK'nın 43/1. maddesi hükmüne göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmiş olması gözetilerek sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uyarınca ek savunma verilmek suretiyle zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken tek suçtan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2-Sanığın, soruşturma aşamasında yüzük bedelinin 150 TL'sinin yerini söyleyerek kısmi iadeyi sağladığı, katılanın da 21/05/2015 günlü celsede, "...kısmi iade sebebiyle sanığın cezalandırılması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızam vardır" şeklinde beyanda bulunmasından sonra, 22/02/2016 tarihli celsede, kısmi iade nedeniyle sorulduğunda, bu beyanından vazgeçerek, "Sanık benim 20 yıllık arkadaşımdır, şimdiye kadar bana hep yalan söylemiş ve beni oyalamıştır, zararımı gidermemiştir. Bu yüzden muvafakat etmiyorum." şeklinde beyanda bulunması karşısında, katılanın ilk beyanına itibar ile TCK'nın 168/1.maddesinin tatbiki gerekeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/7559, K. 2022/3019, 8 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama