Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2022/11789 E. , 2024/8879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/809 E., 2021/2834 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından silahla yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle d
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2022/11789 E. , 2024/8879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/809 E., 2021/2834 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından silahla yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit bir kimseyi malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bu şekilde yapılması, yağma suçunu malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır. Öğreti ve yargısal kararlarda benimsendiği üzere; malın taşınabilir olması, mal sahibinin rızasının bulunmaması, malın alınması ve faydalanma kastının varlığı gibi hususlar yönünden hırsızlık suçuna benzeyen yağma suçu, failin malı almak veya zilyedinin malın alınmasına rıza göstermesini sağlamak bakımından cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi nedeniyle hırsızlık suçundan ayrılmaktadır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacıyla bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan itibaren yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır. Ancak bazı durumlarda fail, aslında hırsızlık amacıyla harekete geçmesine karşın daha sonraki bir aşamada cebir veya tehdit kullanmaktadır. Bu durumda eylemin hangi suçu oluşturacağı hususunda tereddüt yaşanmaktadır. Yağma suçu bir kişinin malını cebir veya tehdit kullanarak almak suretiyle oluştuğundan, unsurları itibarıyla hem zilyetliğe hem de kişinin hürriyetine yönelik bir suçtur. Ancak burada kişi hürriyetine yönelen saldırı, mal aleyhine işlenen suçun gerçekleştirilmesi bakımından bir araç niteliğinde bulunduğundan, bu suç sonuç itibariyle "mal aleyhine" işlenen bir suçtur. Hırsızlık suçu da yağma gibi mala karşı işlenen suçlardandır. Ancak hırsızlık suçunda taşınır mal, sahibinin rızası ve hatta çoğu zaman haberi olmaksızın bulunduğu yerden alındığı halde, yağma suçunda fail mağdura karşı cebir veya tehdit kullanarak malı bulunduğu yerden almaktadır. Bu nedenle hırsızlık suçunda korunan hukuki yarar, zilyetlik hakları iken, yağmada zilyetlik haklarının yanında, aynı zamanda kişi özgürlüğü de korunmaktadır. Hırsızlık amacıyla malın alınmasından ve mağdurun bu eşya üzerindeki hâkimiyetinin sona ermesinden sonra gerçekleşen cebir veya tehdit, hırsızlık suçunun yanında kasten yaralama veya tehdit suçunu da oluşturacaktır. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir. Hırsızlık ve yağma suçları ile ilgili olarak düzenlenen yasa normları ışığında somut olaya gelince; Müştekinin anlatımlarına göre; "...birlikte Pastaneden ayrıldık, “yakında bulunan Petrol istasyonunun yanında ...'in beklediğini söyledi, birlikte ...'i araca aldık, ... altınların evde olduğunu söyleyerek yolu tarif etti, bir kaç dakika yolculuktan sonra ismini sonradan Fatih Cami olarak öğrendiğim Caminin yanına geldik, ... bana "Abi sen parayı ...'e ver o saysın, biz beraber altınları alalım" dedi bende altınları burada sayamayacağımı, kendi evime gidip orada sayacağımı söyledim, Metinde parayı görelim öyle gidelim dedi, bende paraları gösterdim, ... isimli şahsa Paraları sayması için verdim, bu esnada ... isimli şahıs araçtan indi gitti, ancak nereye gitti görmedim, daha sonra ... isimli şahıs paraları saymaya başladı, bu sırada takriben Caminin önünden gelen iki şahıs arabaya yaklaşınca birden birisi Şoför Kapısını biriside Sağ ön kapıyı tuttu, bizim araçtan inmemizi engellediler bu sırada arka koltukta oturan ... isimli şahısta bütün parayı alarak arka kapıyı açıp yaya olarak kaçtı, biz iki şahsın kapıyı zorla açtırmamaları nedeni ile araçtan inemedik, sonra bu iki şahısta ayrı ayrı yönlere ara sokaklara yaya olardak kaçtılar,..." şeklinde olduğu, sanık ...'ın da bu minvalde savunma yaptığı; "...Müştekilerle birlikte ...'in bizi beklediği yere gittik. ... altınları alıp geleceğini söyledi o arada müştekiler bana parayı teslim etti. Ancak biz araç içerisinde beklerken iki erkek şahıs daha geldi. Beni araçtan çıkardılar. Müştekilerin araçtan inmesini engellediler. Bende paraları alarak olay yerinden kaçtım." diyerek eylemini anlattığı, dolayısıyla eylem esnasında yapılanlar konusunda müşteki anlatımları ile sanıkların savunmalarının birbirini teyit ettiği, dosya içinde mevcut olan iddia, savunma ve deliller ele alındığında; sanıkların, olayın başından beri müştekiye yönelik gerçekleştirdikleri eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinde yağma suçunun tipiklik unsuruna göre, suçta aranan cebir ve tehdidin nicelik ve nitelik boyutuna ulaşmadığı, yağma suçunun sübut bulmadığı, eylemin hırsızlık kapsamında kaldığı, yağma suçu bakımından suç vasfında ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.