İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2022/1459 Karar: 2023/13565 Tarih: 2023

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/1459 K.2023/13565

6. Ceza Dairesi 2022/1459 E. , 2023/13565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3840 E., 2019/1652 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından v

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2022/1459 E. , 2023/13565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3840 E., 2019/1652 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından v

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2022/1459 E. , 2023/13565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3840 E., 2019/1652 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2017 tarihli ve 2017/27806 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2017/591 Esas, 2018/479 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2018/3840 Esas, 2019/1652 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafinin Temyiz Sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, suçun işlenmediğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mağdurun aracıyla yolda gittiği sırada trafiğin sıkışması nedeniyle yavaşladığı, bu sırada daha önceden tanımadığı sanığın elinde poşetlerle aracın yanına yaklaşarak mağdura "nereye gidiyosun" diye sorduğu, mağdurun "çarşıya gidiyorum" demesi üzerine "beni de götür" dediği, mağdurun "ben sizi tanımıyorum, ayrıca yaşlı ve muhtaç bir bayan değilsiniz ki götüreyim sizi" diye cevap vermesi üzerine sinirlendiği ve "demek ki bayan olsam beni götürecektin" diyerek mağdurun yüzüne yumrukla vurduğu, kargaşa çıktığı, çevreden insanların toplandığı, kargaşadan faydalanan sanığın aracın arka kapısını açıp içeri girdiği, öne doğru uzanarak kontağı kapatıp, anahtarı aldığı ve toplanan insanların mağdurun kanayan yüzüne müdahale etmesinden faydalanarak "aha ben aracını da alıyorum sana aracını da vermiyorum" diyerek aracı alıp olay yerinden ayrıldığı, mağdurun polise haber verdiği, polisin sanığı araçla gittiği sırada görüp "dur" ihtarı yaptığı, ihtara uymayan sanığı kovalayarak yakaladığı anlaşılmış, İlk Derece Mahkemesince Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir. 2. Yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun madde 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde dahada açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalıdır ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir. Yağmada amaç malın alınmasıdır. Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Aralarında amaçsal ilişki vardır. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. (Benzer görüşler için bkz. Gökçen Ahmet vd mal varlığına karşı suçlar Adalet ... 2018 age s. 74, Özgenç İzzet türk Ceza Hukuku Genel Hükümler 17. baskı Seçkin ... 2021 ağe. s 168 vd, Tezcan/Erdem/Önok age s. 704, Koca/Üzülmez TCK Genel Hükümler seçkin 9. Baskı age s. 583) Cebir veya tehdit kullanılması malın alınmasında araç olarak kullanılması yağma suçunun ayırıcı unsurudur. Dolayısıyla iki hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yani malın alınması kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. Kullanılan cebir veya tehdit mağduru malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılacak düzeyde olmalıdır. Teslim mecburiyeti yaratmayan cebir veya tehdit suçun oluşumu bakımından yeterli değildir. Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep-sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. (benzer görüşler için bkz. Özbek, /Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku özel hükümler 13. bası ... age 657, Gökçek vd age s.88) Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır. Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebirin malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. Cebir malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz. Mesela konut veya işyerine girmek isteyen birine karşı konulması halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Mesela cinsel istismara karşı koyan mağdura uygulanan cebir de olduğu gibi. Bu gibi durumlarda yağma değil cebren cinsel saldırı suçları oluşacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Artuç mal varlığına karşı suçlar adalet 2011 age s.231, Gökcan/Artuç age s.5348) Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde gelişen olayda, sanığın mağdura uyguladığı cebirin arabayı almaya yönelik olmadığı, kendisini çarşıya götürmeyi kabul etmeyen mağdura sinirlenerek darp ettiği, sonrasında çıkan kargaşadan faydalanarak ani gelişen kasıt ile başkaca bir cebir ve tehdit uygulamadan, mağdurun malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanarak aracı alıp olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2018/3840 Esas, 2019/1652 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Her ne kadar çoğunluk tarafından olayın TCK'nın 142/2-a maddesi kapsamında kaldığı ve buna göre nitelikli hırsızlık ve kasten yaralama suçlarından ceza verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş ise de; müştekinin sıcağı sıcağına hazırlıkta verdiği ifadeden anlaşılacağı üzere aracı ile seyir halinde iken bir ara duraksadığını, daha önceden tanımadığı şahsın elinde poşetlerle yanına gelerek nereye gideceğini sorduğu, kendisinin de çarşıya gideceğini söylemesi üzerine sanığın "beni de bırak" dediği, kendisinin de bunu kabul etmediğini, sanığın ısrar etmesi üzerine camdan kendisine yumruk salladığını, kendisinin araçtan çıktığında ise sanığın aracın üzerinde bulunan kontak anahatarı alarak oradan uzaklaştığını, dosya içindeki 22.11.2017 tarihli tutanakta açıkça anlaşıldığı üzere sanığın müştekiyi dövmesi ile birlikte aracı alıp oradan kaçtığı ve bilahare polisler tarafından takip edilerek, kovalamaca sonucu yakalandığı dosya içerisindeki doktor raporu, sanığa ait çok sayıda sabıka kaydını içerir karar örnekleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın yağma suçunu işlediği, dövme olayı ile aracın götürülmesinin aynı eylemle beraber olduğu bu eylemi ayırmanın mümkün olmadığı, buna göre çoğunluk tarafından belirtildiği şekilde hırsızlıktan bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/591 Esas, 2018/479 Karar sayılı kararı ile verilen TCK'nın 149/1-h maddesi gereğince 10 gün hapis cezası ve TCK'nın 58 inci maddesinin uygulanmasına yönelik verilen kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen istinaf talebinin esastan reddine dair kararın doğru olduğu ve bu kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluk kararına iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla