İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2022/1713 Karar: 2023/13776 Tarih: 2023

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/1713 K.2023/13776

6. Ceza Dairesi 2022/1713 E. , 2023/13776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/322 E., 2019/512 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yö

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2022/1713 E. , 2023/13776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/322 E., 2019/512 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yö

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2022/1713 E. , 2023/13776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/322 E., 2019/512 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1831 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi, 54 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. B. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/422 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 2018/322 Esas, 2019/512 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz Talepleri 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, 2. Sanığın faydalanma kastının ve cebir unsurunun bulunmaması nedeniyle yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, 3. 5237 sayılı Kanun'un 149/1-b maddesinin şartlarının oluşmadığı, 4. Haksız tahrik hükümleri ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ile katılanın arkadaş oldukları, ancak sanığın, katılanın kendisine karşı sadık olmadığını düşünerek olay tarihinde sabah saatlerinde işe gitmek için evden çıkan katılanın önüne yüzünü tanınmayacak şekilde maske ile kapatmış bir şekilde çıktığı ve ellerinde eldiven bulunuduğu halde katılanı itekleyerek çimlerin üzerine düşürdüğü ve katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yumruk ile yaralayarak kolundaki çantayı zorla aldığı anlaşılmıştır. 2. Katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun tespit edildiği 29.01.2018 tarihli kati hekim raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Kolluk tarafındandüzenlenen, 06.01.2018 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğinde, sanığın attığı yeri söylemesi üzerine katılana ait nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, Ziraat Bankasına ait banka kartı, Ziraat Bankasına ait maximum kart, Yapı Kredi Bankasına ait TL card, beş adet özel kuruluşlara ait dijital kart'ın bulunarak muhafaza altına alındığı ve 07.01.2018 tarihinde katılana teslim edildiğine dair tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. 4. Katılanın zararı olan 500,00 TL paranın katılanın hesabına 07.09.2018 tarihinde yatırıldığına dair banka dekontu dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Sanığın, katılanın zararını soruşturma aşamasında kısmi olarak karşıladığı, istinaf incelemesi sırasında kısmi zarara ... gösterip göstermeyeceği hususunda yapılan meşruhatlı davetiyeye rağmen gelmemesi halinde kısmi iadeyi kabul edeceği ihtarı yapıldığı katılanın duruşmaya katılmayarak kısmi iadeyi kabul ettiği anlaşılmıştır. 6. Sanığın iddia olunan eylemi ikrar ettiği görülmüştür. 7. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve etkin pişmanlık uygulanmasına ilişkin bölüm dışında olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kararın Gerekçesiz Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede, Sanık hakkında kurulan hüküm yasal ve yeterli gerekçe içermesi, hükme esas alınan delillerin mahkûmiyet için yeterli olması sebepleriyle hükmün gerekçesi olduğuna yönelik temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanığın Faydalanma Kastının ve Cebir Unsurunun Bulunmaması Nedeniyle Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. İzafi olan ve bu nedenle kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilen faydalanma amacı ise maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, suça konu malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları da faydalanma kastını oluşturacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafının (1) numaralı bendinde izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. 5237 sayılı Kanun'un 149/1-b Maddesinin Şartlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede, Sanığın kendisini tanınmayacak bir hale koymasının, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli halin uygulanması için yeterli olduğu, yine dosya kapsamında mevcut, sanık savunması, katılan beyanlarına göre sanığın başına maske takması ve ellerine eldiven giymesi dikkate alındığında sanık haklarında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli halin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Haksız Tahrik Hükümleri İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede, Atılı eylemin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlenmediği gözetildiğinde hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. E. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede, Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 4 yıl 2 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2018/322 Esas, 2019/512 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla