İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4080 K.2024/1036

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Esas2022/4080Karar2024/1036Tarih23 Ocak 2024Okuma5 dk · 1.077 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2022/4080 E., 2024/1036 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ocak 2024
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/28 E. 2020/211 K.
Suç
Nitelikli yağma
Hüküm
Yerel mahkeme kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.077 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'', aynı Kanun’un 294. maddesinin ''temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere;

"Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır.

Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."

Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, mağdurun ikinci el olarak hurdadan satın almış olduğu elektrikli bisikletiyle gece vakti sanığın ikametinin de bulunduğu meydanda gördüğü arkadaşı tanık C.A.'nın yanına gittiği, sanığın da tanığın yanında olduğu, alkollü olan sanığın mağdura "bu elektrikli bisiklet bana aittir, daha önce çalınmıştı" diyerek bisikleti almak istediği, mağdurun vermek istemediği,

aralarında tartışma çıktığı, sanığın mağduru darp ettiği, meydanda bulunan kalabalıkla birlikte tanık C.A.'nın mağduru taksiye bindirerek hastaneye gönderdikleri, hastanede tedavi olan mağdurun olay yerine geri döndüğü ve bisikleti sanıktan tekrar istediği, sanığın geri vermeyi kabul etmediği, bunun üzerine mağdurun kolluğa başvurduğu, aynı gün akşam saatlerinde kolluğa tekrar gelen mağdurun verdiği ek beyanında, sanığın yanına tekrar gittiğini, sanığın olayın alkollü olması nedeniyle yaşandığını

söyleyerek kendisinden özür dilediğini ve bisikletini geri verdiğini beyan ederek şikâyetçi olmadığını söylediği; sanığın savunmalarında, olay sırasında alkollü olduğunu, mağdura ait elektirikli bisikleti daha önce çalınan renk, marka ve modeli aynı olan bisikletine benzettiğini, sabah kalktığında kendi bisikletine ait faturada yazan seri numarası ile bisikletin seri numarasının uyuşmadığını tespit ettiği ve bisikletin kendisine ait olmadığını anladığını, bunun üzerine bisikleti mağdura iade ettiğini savunduğu,

olaya ilişkin kamera görüntüleri, olaya tanık olan C.A. ile sanığın çalınan bisikletine ait olan faturayı dosyaya ibraz eden tanık İ.K.'nın beyanları, mağdurun olayın oluş şekline ilişkin beyanları ile sanık savunmasının uyuştuğunun anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak, hataya düşen sanık hakkında, yerel mahkeme hükmü kaldırılarak yazılı biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2-a maddesi gereğince dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesine,

23.01.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞIOY

Her ne kadar çoğunluk tarafından sanığın hataya düştüğü bu sebeple verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/340 Esas, 2018/462 sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan açılan davada sanığın eyleminde Türk Ceza Kanunu'nun 30/1 maddesi gereğince hataya düştüğü anlaşıldığından eylemin kasten yaralamaya dönüştüğü ve şikayetten vazgeçmesi sebebi ile de Türk Ceza Kanunu'nun 73/4 ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8 maddesi gereğince açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği,

bu kararın Cumhuriyet savcısı tarafından olayda yağma suçunun oluştuğundan bahisle istinaf edildiği, İstinaf Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-h, 168/3 ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya içindeki sanık savunması, müşteki anlatımı, tanık anlatımları, sanığa ait Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a gereğince verilen 1 yıl 3 ay hapis ve 86/2 maddesi gereğince verilen ayrı ayrı 3,000,00 TL ve 740,00 TL'lik para cezaları ve hakkında verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesine dair kararları ihtiva eden sabıka kayıtları birlikte değerlendirildiğinde olay günü gece 23.00 sıralarında sanığın mağdurun yanına giderek "bu elektrikli bisiklet bana ait daha önceden çalınmıştı" diyerek zorla mağdurdan aldığı,

mağdurun bu elektrikli bisikletin kendisine ait olduğunu söyleyerek vermek istememesi üzerine doktor raporunda belirtilir şekilde mağduru yaraladığı, bilahare mağdurun hastaneye götürüldüğü, mağdurun tedavisi yapıldıktan sonra, mağdurun olay yerine gelip elektrikli bisikletini sanıktan istediği, sanığın da yine kabul etmeyerek mağduru yaraladığı,

kolluk ifadesinde olayı hatırlamadığını, alkollü olduğu için olayın yaşanabileceğini belirttiği, suç işleme kastının olmadığından bahsettiği, mahkeme sırasında ise ifadesini değiştirerek kendisinin benzer bir elektrikli bisikletinin 2 ay önce çalındığını, bu elektrikli bisikletin kendisine ait olabileceğini düşünerek hataya düşerek bu elektrikli bisikleti aldığını belirttiği ancak kendisinin elektrikli bisikletinin çalınması ile ilgili herhangi bir resmi kuruma müracaatının bulunmadığı,

bilahare tanık olarak ibraz ettiği İ.K'nın ifadesinde eşinin teyzesinin oğlu olan ...'ye 2016 yılında sattığını belirttiği ancak herhangi bir protokol veya anlaşmanın ibraz edilemediği, ibraz edilen faturanın da sanığa ait olmadığı, buna göre daha sonra temin edilen bu tanığın beyanına itibar edilemeyeceği, bu olayda herhangi bir hatanın da söz konusu olmadığı,

Her ne kadar sanığın suça konu elektrikli bisikleti iade ettiği, suç kastının da olmadığı savunulmuş ise de, sanığın kendiliğinden iade etmediği, mağdurun emniyete şikayetinden sonra elektrikli bisikleti teslim ettiği anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmeyeceği anlaşılmış, sanığın olay günü iki defa mağduru döverek zorla elinden elektrikli bisikletini aldığı dosya içindeki delillerle sabit olduğundan sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-h, 168/3 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4080, K. 2024/1036, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4080
Karar No
2024/1036
Tarih
23 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4080 K.2024/158
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4081 K.2024/101
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4081 K.2024/1128
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/4082 K.2024/311
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4082 K.2024/1195
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4082 K.2024/184

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.