KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/10303 E., 2025/1702 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/172 E., 2019/318 K.
- Suç
- Silahla tehdit
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Ailenin Koruması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesinde yer alan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın gerekli görmesi halinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabileceğine dair düzenlemeye göre, duruşmaya davet edilmeyen ancak yokluğunda verilen hükmün tebliği üzerine 08.10.2019 tarihli dilekçe ile katılma iradesini açıkça ortaya koyan yakınan kurumun, silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan hüküm kurulurken; bozma öncesi sanık hakkında verilen hükmün aleyhe bozulması karşısında, bozma sonrası sanığın beyanları alınmadan mahkumiyetine karar verilerek, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/2. maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu cezanın “2 yıl 1 ay” yerine “1 yıl 13 ay” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/10303, K. 2025/1702, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama