İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/12373 Karar: 2025/2004 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/12373 K.2025/2004

6. Ceza Dairesi 2023/12373 E. , 2025/2004 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2022/278 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, ruhsatsız silah bulundurmak HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/12373 E. , 2025/2004 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2022/278 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, ruhsatsız silah bulundurmak HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/12373 E. , 2025/2004 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2022/278 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, ruhsatsız silah bulundurmak HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1- Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Sanığın katılanın evinin önüne giderek silahla havaya ateş ederek uzaklaştığı, evde bulunan tanık...nun ablasına haber vermesi üzerine 1-2 dakika sonra olay yerine gelen katılanın sanığı telefonla arayıp sanığın kaçtığı yöne doğru gittiği ve 10 dakika sonra sanık ile buluşarak silahı teslim etmesini istediği esnada katılanın babası Hüsnü'nün geldiğini gören sanığın bu kez de havaya iki el ateş ederek olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın, tehdit eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılan ...'e karşı birden fazla kez işlediği ve yine katılan ve mağdur Hüsnü'ye karşı aynı suçu tek bir fiil ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanığın bu eylemleri, aynı kast altında tek bir suç olarak kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ilgili maddesi uyarınca belirlenecek temel ceza, zincirleme suç hükümleri gereği aynı sayılı Kanun'un 43/2. maddesine göre, artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden anılan Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın, önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde ise, Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü." yönünden 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla