Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/12521 E. , 2025/2204 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/822 E., 2022/243 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/822
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/12521 E. , 2025/2204 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/822 E., 2022/243 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/822 Esas, 2022/243 Karar sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: Sanığın 18.03.2022 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü, sanık müdafiinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 29.03.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahkemenin usul ve kanuna uygun bulunan 30.03.2022 tarihli, 2021/822 Esas, 2022/243 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA, 25.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ Uyuşmazlık konusu; 6723 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce ilk derece mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'un 305 ile 326. maddelerindeki temyiz hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 310. maddesi uyarınca bir haftalık temyiz süresinin mi yoksa 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin mi uygulanacağı yönündedir. Esasen karar tarihi İstinaf mahkemeleri faliyete geçmeden önce verilen ve Yargıtay incelemesinden bozulmak suretiyle geçen dosyalarda yeniden verilen kararlarda uygulanacak temyiz süresi konusunda çoğunluk oluşturan üyeler ile görüş ayrılığı bulunmaktadır. 1412 sayılı CMUK'nın "Temyiz Talebi ve Süresi" başlıklı 310. maddesi uyarınca; "Temyiz talebi, hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime tasdik ettirilir. Hükmün tefhimi sanığın yokluğunda olmuşsa bu süre tebliğ tarihinden başlar.” CMK’nın “Temyiz İstemi ve Süresi” başlıklı 291. maddesi uyarınca; “(1) Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün (05.08.2017 tarihli RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 SK ile ‘yedi’ ibaresi ‘on beş’ olarak değiştirilmiştir) içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime imzalattırılır. (2) Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkında bulunanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar.” CMK’nın “Adlî Tatil” başlıklı 331. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; “(4) Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; “Bu Kanunla, 5271 sayılı Kanunun 291 inci maddesi ile ... temyiz sürelerine ilişkin olarak yapılan değişiklikler, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır.” 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8(1). maddesi uyarınca, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında Kanunun geçici 2'nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye (-01.07.2016 tarihli 6723 sayılı Kanundan değişikliği öncesinde fıkra metninde: "Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar" ibâresi mevcuttu-) kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322'nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326'ncı maddeleri uygulanır.” (Bölge Adliye Mahkemeleri 20.07.2016 tarihinde faaliyete başlamıştır.) 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesi uyarınca, temyiz süresi bir haftadır. Karar sanık veya katılanın yokluğunda verilmişse süre tebliğden itibaren işlemeye başlar. Görüşümüze gelince; Kanun yoluna başvurma hakkı, AİHS, Anayasa ve kanunlarımız ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkı ile iddia ve savunma haklarının en önemli alt başlıklarından biridir. Bu hak, aynı zamanda erişim hakkının en önemli alt başlıklarından birini oluşturmaktadır. Bu hakkın yaygın ve etkili bir biçimde kullanılabilmesi için herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek basit ve yalın yöntemler belirlenmeli ve sürelerin de mümkün olduğunca yeknesak olması görüşü benimsenmelidir. Ceza Muhakemesinde “Derhal yürürlük ilkesi” geçerlidir. 7035 sayılı Kanunla temyiz süresi yedi günden on beş güne çıkartılmıştır ve sanık lehinedir. Kaldı ki, sonradan yürürlüğe giren kanun önceden yürürlükte olan kanunu zımnen ilga edebilir. Bir kısım kararlar yönünden yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesi 7035 sayılı Kanunla zımnen ilga edilmiştir. Kanunkoyucu zikredilen hak ve özgürlükler ile “Silahların Eşitliği” ilkesinin gereği olarak, 5271 sayılı CMK ile savcı yani iddia makamı da dahil olmak üzere, temyize hakkı olan herkese, eşit bir temyiz süresi belirlemiştir: 7035 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.08.2017 tarihine kadar bu süre bir hafta (yedi gün), bu tarihten itibaren ise; on beş(15) gündür. 7035 sayılı Kanun değişikliğinden önce taraflar açısından öngörülen temyiz süresi 1412 sayılı CMUK m. 310/1 ve 5271 sayılı CMK m. 291'de ifade edilen kavram farklı olsa da bir hafta, yani yedi gündür. 6723 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce ilk derece mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'un 305 ile 326. maddelerindeki temyiz hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 310. maddesi uyarınca bir haftalık temyiz süresinin geçerli olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi (7) gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş (15) gün olarak değiştirildiği, 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 1. madde hükmüne göre de, 05.08.2017 ve sonrasında verilen (ilk derece ve istinaf ayırımı yapılmaksızın bütün) kararlar hakkında yeni temyiz sürelerinin uygulanması gerektiğinin belirtildiği, Usul hükümlerinde derhal yürürlük ilkesinin geçerli olması evrensel bir kuraldır. Bu nedenle temyiz süresinin 7 günden 15 güne çıkaran usul hükümleri değişiklğinin derhal uygulanması gerekeceği açıktır. Bu ilke uyarınca değişiklik aleyhe olsa bile yürürlüğe girdiği günden itibaren bütün vakıalarda uygulanması gerektiği, kaldı ki değişikliğin sanık lehine bir değişiklik olduğu, esasen yürürlükten kaldırılmakla birlikte 5320 sayılı Kanunun’un 8. maddesi dolayısıyla bir kısım kararlar yönünden yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi hükmünün bu değişiklikler karşısında “zımnen ilga” edildiğinin kabul edilmesi gerektiği düşüncelerinden hareketle temyiz süresinin on beş (15) gün olduğu belirlendiği, Uygulamada bazı duraksamalar olabileceğine ilişkin komisyon tartışmalarından yola çıkan Kanun koyucu yürürlükten kaldırmış olduğu 1412 Sayılı CMUK’nın bazı hükümlerinin karar kesinleşinceye kadar yürürlükte olmasının bazı uygulayıcılarda kavram kargaşasına neden olmasının önüne geçmek tereddütleri ortadan kaldırmak amacıyla 7035 sayılı Kanun'a eklenen geçici birinci maddesiyle; 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinde yapılan değişiklikler “Bu (7035) Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ve sonrasında verilen kararlara uygulanır" şeklinde çok açık bir düzenleme yapmıştır. Söz konusu düzenleme ile suç tarihine veya ilk karar tarihine göre değil son kararın verildiği tarihe göre temyiz süresinin uygulanması gerektiğini düşünerek özel düzenleme yapmıştır. Üstelik doğrudan ya da istinaf sonrası ayrımı yapmaksızın bütün kararların yeni temyiz süresine, yani on beş (15) günlük temyiz süresine tabi olduğu açıkça vurgulanması karşısında; 18/03/2022 tarihinde usulüne uygun şekilde yüzüne tefhim edilen hükmün 29/03/2022 tarihli dilekçe ile 5271 sayılı CMK'un 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal sürede içerisinde temyiz edilmesi nedeniyle, temyiz süresinde kabul edilerek reddeden mahkeme kararının bozulmasına karar verilip dosya temyizin süresinde kabulü ile esastan incelenmesine karar verilmeli idi temyiz talebinin “red” kararı veren yerel mahkemenin kararına onama kararı veren çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.