KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/13822 E., 2025/4197 K.
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/39 E., 2022/254 K. MAĞDUR
- Sanıklar
- ...,
- Suçlar
- Tehdit, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar müdafileri
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
490 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İlk derece (esas) mahkemelerinin 1 Haziran 2004 tarihinden önce karara bağladıkları dosyalardan temyiz talebiyle veya re'sen Yargıtay'a gönderilmiş olup da henüz tebliğname düzenlenerek ilgili Ceza Dairesine gönderilmemiş olanlar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne istinaden, Türk Ceza Hukukuna ilişkin yeni kanuni düzenlemeler karşısında, lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde değerlendirme yapılmak üzere esas mahkemesine iade edebilmektedir.
5320 sayılı CMK Yürürlük Kanunu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bu konuda istisna olarak özel bir yetki tanınmıştır. Ancak 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden.
Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ve devamı maddeleri gereğince sanık hakkında yeniden hukuki değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması hususunda, kanun koyucu tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilmiş özel ve istisnai bir yetki bulunmamaktadır. Bu nedenle Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/678 Esas, 2016/284 Karar sayılı dosyasının iadesine karar verilmiş ise de.
Mahkemenin iade üzerine 17.05.2022 tarihli ve 2021/39 Esas, 2022/254 Karar sayılı kararı hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I. GEREKÇE
1. Sanık ... hakkında yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesi ile sanıklar Hüseyin ve Faruk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesilesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, anlaşılmıştır.
2. Sanıklara yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, 10.05.2016 olan son mahkumiyet tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince bozulması ve açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddeleri gözetilerek düşmesine karar
verilmesi gerekmektedir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karabük
1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak,