KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/14765 E., 2025/1140 K.·İstinaf Sonrası Temyiz
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1736 E., 2022/1418 K.
- Suç
- Birden fazla kişi ile tehdit (Hukuki ilişkinden doğan alacağın tahsili amacıyla yağma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanıklar ..., ... müdafileri ve katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Kısmen onama, kısmen bozma
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ..., ... müdafileri ve katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Hakkında mahkûmiyet kararı verilen kişi sayısı kaç olursa olsun tek dava ya da işe ilişkin vekalet ücretinin tarifeye göre tek olarak belirlenmesi, aynı davada vekille temsil edilen tek katılan için birden fazla vekalet ücreti verilmesinin mevzuata uygun olmaması nedeniyle katılan vekilinin her bir sanık yönünden ayrı ayrı vekalet üzerine hükmedilmesine ilişkin temyiz talebi yerinde görülmemiştir,
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığının da tespit edilememesi karşısında katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıkların Müdafilerinin ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Sanıkların katılanın kardeşi olan yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle beyanı alınamayan Necmettin İnandıoğlu'dan alacaklarını almak amacıyla katılanı tehdit ettiklerinin kabul edildiği somut olayda dosya kapsamına nazaran katılanın bahse konu hukuki ilişkinin tarafı olmadığı,
somut olarak borçlu olan kardeşi ile iş ortaklığı veya ilişkisi bulunduğuna dair de tespit bulunmadığı anlaşılmakla, katılanın kardeşi Necmettin İnandıoğlu ile iş ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılıp tartışılmadan, sanıklar Bilal ve Yakup'un, Necmettin İnandıoğlundan kendi alacakları olduğundan bahsetmeleri karşısında ise atılı suçun hangi hukuki nedenle işlendiği ortaya çıkartılarak,
karar yerinde tartışılıp atılı eylemin Türk Ceza Kanununun 150. madde kapsamında hukuki ilişkiden doğan alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşup oluşturmadığı tartışılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenle sanıkların müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 günlü ve 2022/1736 Esas, 2022/1418 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/14765, K. 2025/1140, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama