İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/14940 Karar: 2025/1544 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/14940 K.2025/1544

6. Ceza Dairesi 2023/14940 E. , 2025/1544 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2880 E., 2022/4336 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, Bozma Sanı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/14940 E. , 2025/1544 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2880 E., 2022/4336 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, Bozma Sanı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/14940 E. , 2025/1544 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2880 E., 2022/4336 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, Bozma Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2020/26 Esas, 2022/10 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, h, 62/1, 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun' un 109/2, 109/3-b, 62/1, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/2880 Esas, 2022/4336 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Uğurlu Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık ... Uğurlu açısından suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık ...’in müşterek faillik kapsamında değerlendirilemeyeceği, suç işleme kastının olmadığına, sanığın müşterek fail olarak nitelendirilemeyeceği gibi suça yardım eden olarak da değerlendirilemeyeceğine, verilen cezanın hakkaniyete aykırı olduğuna, yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının sanık ... Uğurlu yönünden oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi İsnad edilen yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, yağma suçunun unsurları olan zorlama, silahla tehdit, cebir ve şiddet gibi unsurların oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Nitelikli Yağma Suçu Yönünden 1. Bir başkasının, kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Yani mağdurun rızasının failin ve/veya faillerin cebir ve tehditi ile sağlanması halinde bu suç oluşur. Yağma suçunda zor unsuru olarak belirtilen husus “cebir, şiddet ve/veya tehditten” oluşur. Zor unsurlarından herhangi biri olayda bulunmadığı sürece yağma suçunun tipiklik unsurundan bahsedilemez. Mağdur ...’in aşamalardaki beyanları, sanıkların savunmaları, tanık Ö. G’ nin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, olay günü saat 21.50 sıralarında mağdur ...’in kullanımındaki motosikleti takip eden sanıkların mağduru durdurdukları, sanık ...’in suça konu motosikletin, daha önce kendisine ait olup çalınan suç duyurusuna konu etmediği motosiklet olduğunu iddia edip mağdurdan istediği, mağdurun da söz konusu motosikletin tanık Ö.G’ ye ait olduğunu belirtmesi üzerine tanık Ö.G ile telefonla görüşüldüğü, tanığın suça konu motosikletin eniştesine ait olduğunu belirtip sanığın motosikletini vermesini istediği halde sanığın motosikleti ancak ruhsatı getirmesi halinde iade edeceğini belirtip, sanık ...’in suça konu motosiklete, sanık ...’in ise geldikleri motosiklete bindiği ve arkasına da mağdur oturarak arkalı önlü yol alırken mağdurun ayağının refüje çarpması nedeniyle düşmesi üzerine sanıkların mağduru orada bırakarak olay yerinden ayrıldıklarını şeklinde gerçekleştiğinin anlaşılan olayda, öncelikle sanıkların suç teşkil eden haksız fiilleri bulunup bulunmadığı, varsa bunun hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle sanıkların eylemi sırasında yağma suçunun unsuru olan malın teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya yönelik cebir ve/veya tehdit kullanıp kullanmadıklarının tespiti bakımından mağdur kolluk aşamasında olayın sıcağı sıcağına 03.08.2018 tarihli ilk beyanında, motosiklet ile giderken sanıklardan birinin sırtına vurmak suretiyle kendisini durduklarını, mağdur kolluktaki 18.01.2019 tarihli ek beyanında sanıkların kendisini durdurmak suretiyle motosikletten inmesini sağlayarak motosikleti aldıklarını, 27.01.2018 tarihli duruşmadaki beyanında ise sanıkların motosiklete tekme attıklarını, düşmemek için durduğu yönünde birbiriyle çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanıkların ise mağdurun motosikletini önüne geçerek durdukları şeklinde beyanlarda bulundukları görülmüştür. Bu nedenle öncelikle mağdurun sanıkların kendisini motosikletle durdurdukları aşamanın nasıl gerçekleştiği ile ilgili beyanları arasındaki açık aykırılık duraksamaya yer vermeyecek şekilde giderilip, sanıkların mağdura yönelik cebir ve/veya tehdit unsurunun nelerden ibaret olduğu açıkça tespit edilmesi halinde söz konusu cebirin ve/veya tehditin motosikleti almak amacına mı yönelik yoksa mağduru durdurup sanık ...’in kendisine ait zannettiği motosiklet olup olmadığını kontrol etmek amacına mı yönelik olduğu açıklanmadan, lehe- aleyhe tüm beyanlar değerlendirilip mağdurun hangi beyanına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı karar yerinde denetlenebilir şekilde açıklanıp tartışılmadan, genel geçişli ifadeler kullanılıp, eksik soruşturmayla yetinilerek duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ... savunmalarında, çalındığını iddia ettiği ancak suç duyurusuna konu etmediği peugeut marka mavi renkli motosikleti olduğu zannettiği için mağdurdan suça konu motosikleti aldığını belirtmesi karşısında, sanığa ait böyle bir motosikleti olduğuna ilişkin araç ruhsatı bulunup bulunmadığı araştırılarak ve (1) No.lu bozma ilamındaki hususlarda değerlendirilip sonucuna göre, sanıkların eylemi hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık duruşmadaki savunmasında, kendisinin polisi arayarak suça konu motosikleti bıraktığı yeri söylediğini belirttiği, 155 polis imdatın aranması ile ilgili CD Çözüm Tutanağında H bendinde yer alan görüşmede bir erkek şahsın 155 polis imdatı arayarak suça konu motosikletin bulunduğu yeri bildirdiğinin anlaşıldığı, söz konusu tutanakta 155 polis imdatla bir erkek şahsın konuştuğu ancak hangi numaradan arandığı bilgisinin yer almadığı, sanığın kollukta ifadesi alırken kullandığını belirttiği telefon numarası 0541 381 00 09 olduğu hususu da dikkate alınarak söz konusu ihbarın hangi numaradan yapıldığı denetime elverişli şekilde tespit edilerek sanığın kullanımındaki telefonundan yapılıp yapılmadığı ve gerektiğinde sanığa ait ses kaydı temin edilerek motosikletin yerini 155 polis imdat hattını arayan ses çözüm tutanağındaki kişinin sanık olup olmadığının, bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan, Polis veya Jandarma Kriminal Daire Başkanlığından alınacak rapor ile tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre motosikletin yerini kolluk kuvvetlerine bildiren şahsın sanık ... olduğunun anlaşılması halinde sanıklar hakkında soruşturma aşamasında gerçekleşen iade nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla