İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/15351 Karar: 2025/6352 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/15351 K.2025/6352

6. Ceza Dairesi 2023/15351 E. , 2025/6352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/666 E., 2021/2578 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir ol

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/15351 E. , 2025/6352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/666 E., 2021/2578 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir ol

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/15351 E. , 2025/6352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/666 E., 2021/2578 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin başkan ve üyelerinin isim ve soyisimlerinin karar yerinde gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/276 Esas, 2019/561 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a,c, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/666 Esas, 2021/2578 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun, "sanıkların üzerine atılı birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2.e maddesi gereğince atılı suçtan beraatine, karar verilmek sureti ile hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Olayda kullanılan beyaz renkli ... plakalı Volkswagen Amarok marka aracın olaydan 3 ay önce sanık ... tarafından satın alınarak ailece kullanılan bir araç olması, aracın olay günü sanık ... tarafından olayın olduğu saatlerde kullanılmış olması, olaydan sonra aracın eve götürülmeyip cadde üzerinde terk edilmiş olması, polis tespitine göre de araç ele geçtiğinde motor bölümünün kullanılmış olmasından dolayı halen sıcak vaziyette olması, olayda kullanılan sanıklara ait aracın sağ cep kısmında boş bir adet av tüfeği kartuşunun ele geçirilmiş olması, olayın da av tüfeği ile gerçekleştirilmiş olması, aracın olay saatinde sanık ... tarafından kullanıldığının bizzat sanıklar tarafından dile getirilmiş olması, sanıklar ..., ve ... arasında olay öncesi ve sonrasında yoğun bir şekilde telefon görüşmelerinin bulunduğuna dair HTS kayıtlarının bulunması, olayın meydana geldiği sitenin kamera kayıtlarından suça karışan aracın müştekinin aracının yanından bir kaç geçerek keşif yapması ve akabinde bu araçtan ateş edilme olayının gerçekleşmiş olmasının tespit edilmiş olması, taraflar arasında önceye dayalı arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunması ve sanık ...'ın olaydan kısa süre önce müştekinin babası olan ...'i telefonla arayarak tartışması ve kendisini ölümle tehdit etmesi, bu hususun bizzat sanık ..., müşteki ve tanık ... tarafından dile getirilmiş olması, Sanık ...'ın suçta kullanılan aracı teslim aldığını belirttiği ...'e olaydan sonra aracı bizzat teslim etmeyip evine bırakmaması, aksine aracı başka bir yerde cadde üzerinde terk etmiş olması, Müşteki ...'in beyanına göre olaydan sonra sanık ... ile ...'in müştekinin yanına giderek ondan özür dilemiş olmaları gibi deliller gözönüne alındığında tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içinde davranarak atılı suçları işledikleri anlaşıldığından mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmiş olmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanıkların üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince sanıkların beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla