Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/15409 E. , 2025/3142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1556 E., 2022/3065 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/15409 E. , 2025/3142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1556 E., 2022/3065 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/171 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-b, 62, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, aynı Kanun'un 149/1-a-c-d, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakyoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/1556 Esas, 2022/3065 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, "Dosyadaki adli sicil kaydı ile Ulusal Yargı Ağından alınan infaz evraklarına göre Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2012 tarihli ve 2011/274 Esas, 2012/572 Karar sayılı ilamı yönünden ikinci kez mükerrir olan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe istinaf istemi bulunmadığından davanın yeniden ele alınma nedeni olarak kabul edilmemiştir." eleştirisi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkûmiyet kararının kanuni dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğuna, sanığın suç işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, bu sebeple kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde 1.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.05.2017 tarihli ve 2017/6-91 Esas, 2017/291 Karar sayılı ve 14.01.2020 tarihli ve 2017/6-204 Esas, 2020/5 Karar sayılı kararları, Dairemizin 03.02.2022 tarihli ve 2021/15955 Esas, 2022/2691 Karar sayılı kararı, 5237 sayılı Kanun'un 150. madde metni ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; aynı Kanun'un 150/1. maddesinden yararlanacak sanıkların hukuki alacağını tahsil amacıyla hareket eden sanığın akrabası, işçisi ve işvereni olmasıyla sınırlı olmadığı, çek senet tahsilatçısı, mafya ve benzeri amaçla hareket edip kendisine menfaat sağlamaya çalışmadığı müddetçe sevgilinin de Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararlarında bahsi geçen "geleneksel yakınlık ilişkileri" kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Aksi halin kabulünün ağır haksızlıklara da neden olabileceği açıktır. Mesela; arkadaşı ile yolda gezerken biriyle tesadüfen karşılaştıklarında yanındaki kişinin alacak borç ilişkisi sebebiyle tartışmasına ve akabinde aniden kendisini bir kavganın içinde bulan kişilerden asıl fail alacaklı olduğu için 5237 sayılı Kanun'un 150/1. madde delaletiyle çok az ceza aldığı hatta şikâyete tabi ise ceza bile almadığı (5237 sayılı Kanun 150/1) durumda tesadüfen yanında bulunan arkadaş yağma suçundan yüksek cezalar alabilmektedir. Somut olaya gelince; sanığın, olay tarihinde sevgilisi olan ve hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla silahla birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 106/2-a-c maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile birlikte, sanık ...'nın katılandan alacağını almak için katılanı sanık ...'nın evine çağırdıkları, katılandan sanık ...'nın alacağını istedikleri, bu sırada sanığın elinde silah olduğu, sanığın katılanı darp ettiği, sanık ... ile birlikte elini ve ayaklarını koli bandıyla bağladıkları ve polisi aradıkları olayda; sanığın, olay tarihinde sevgilisi olan inceleme dışı sanık ...'nın alacağını katılandan almak kastıyla hareket ettiği, kendi nam ve hesabına hareket etmediği, şahsi menfaat gözetmeksizin suça iştirak ettiği ve bu sebeple sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi delaletiyle kasten yaralama ve nitelikli tehdit suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Kabule göre de; suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "(124,20) TL yargılama giderinin sanıklardan eşit oranda tahsiline, Hazineye gelir kaydına" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile inceleme konusu suçun, aynı Kanun'un 286/3.maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1.maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.03.2025 tarihinde karar verildi. (Muhalif) M U H A L E F E T Ş E R H İ Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/171 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3-a, b, 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası, yağma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, c, d, 35 ve 62. maddeleri gereğince 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 2022/1556 Esas, 2022/3065 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine dosyanın dairemize gelmesi ile, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen karar kesin olduğundan reddine, sanık hakkında yağma suçundan verilen karar ise 5237 sayılı Kanun'un 150/1. yollamasıyla 106/2-a,c maddelerinden cezalandırılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde müşteki ... ile ... ...arasında ...in işe girdirileceği hususunda yardım edeceğinden bahisle katılan tarafından para alındığı, bilahare ...in işe girememesi üzerine bu paranın ... tarafından istendiği olay günü de ...in evde anne ve babasının olduğu zamanda sanık ...'da bulunurken katılanı eve çağırdığı ...'ın belinden silahı çıkararak kendisini mit görevlisi olarak tanıtarak "seni öldürürüm, keserim ...den aldığın parayı geri vereceksin, imzalı kağıt vereceksin" dediği müdahilin de korkudan "pazartesi öğleden sonra öderim" dediğini, daha sonra ...in diğer sanığın talimatı ile ellerini koli bandıyla bağladığını, sanık ...'ın da silah çektiğini bu şekilde müdahilden sanığın para istediği diğer sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi delaletiyle 106/2-a,c maddesi gereğince cezalandırıldığı, hazırlık ifadelerinde ...in anne ve babasının ... ile ...in aynı iş yerinde çalıştıklarını belirttikleri, başka beyanlarının olmadığı, daha önce ...'ı görmedikleri olay günü gördüklerini, duruşmalar sırasında ise sanık ...'ın ... ile sevgili olduğu şeklinde beyanda bulunduğu olay yerine bizzat bu sanığın talimatı üzerine katılanın çağırıldığı ve katılanın elleri bantlanarak hürriyetinden yoksun bırakıldığı daha sonra sanık ... tarafından silah çekilerek para istendiği bu durumda bu sanık yönünden herhangi bir alacaktan bahsedilemeyeceği her ne kadar dairemizin bir kısım kararlarında akrabası, arkadaşı ve işçisinin de bu şekilde 150. maddesinden faydalanması şeklinde karar verilmiş ise de dosyamızda anlatıldığı gibi bu sanığın bizzat olayda müdahil olduğu olay yerine çağırdığı alacağının bulunmadığı buna göre bu şekilde genişletilerek bu sanığın da 150/1. maddesi gereğince 106/2-a,c den faydalanması şeklindeki düşünceye iştirak edemediğimden sanığın yağma suçundan cezalandırılması kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.