Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/15474 E. , 2025/1925 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2267 E., 2022/2800 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/15474 E. , 2025/1925 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2267 E., 2022/2800 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Katılan ve tanığın beyanlarında suç saatini 20.20 sıraları olarak belirtmelerine karşın, dosya içerisinde mevcut katılana ait telefonun kullanım kayıtlarına göre en son kullanımın olay günü 23.18 olduğunun anlaşılması karşısında bu husus katılandan sorularak suç saatinin tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Sanığın kollukta alınan savunmasında, telefon numarasının... olarak kaydedildiği, duruşmada ilk celse alınan savunmasında o tarihte kullandığı telefon numarası olarak ...numarasını beyan ettiği, ikinci celse alınan savunmasında ise " ben olay zamanı ve halen ...numaralı hattı kullanıyordum, bu hat amcam....adına kayıtlıdır, 0552 ile başlayan 8-10 ay önce, kardeşimin kullandığı, kapattığım başka bir daha vardı, ... numaralı telefon benim adıma kayıtlıydı ancak kardeşim ... ...kullanıyordu, polis sorgusunda bu telefonu söylemiş olabilirim, ancak kullanmıyordum,... numaralı telefon da benim adıma kayıtlıydı ancak daha sonra kapattırmıştım," şeklinde savunmada bulunduğu, dosyada sadece ...nolu hatta ilişkin HTS kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtlarda da 03.02.2020 saat 20.29.55 tarihli görüşmeye ilişkin iki adet baz kaydının birisinde "Sincan" birisinde "..." olarak göründüğü iki farklı kaydın bulunduğu, hattın sanık adına kayıtlı olmadığı da göz önüne alındığında, öncelikle sanığın beyan etmediği ancak kullanımında olan numaralar araştırılıp bulunarak bu numaralar ve beyan ettiği tüm telefon numaraları ile ilgili HTS kayıtları getirtilerek arama kayıtları üzerinde sanığın sürekli konuştuğu kişiler tespit edilip hattın sanığa ait olup olmadığı kesin olarak tespit edilip ilgili hatta ilişkin 1 numaralı bozma sonucu tespit edilen suç saatindeki kullanıma ilişkin baz istasyonu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Tebliğnameye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.