Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/16670 E. , 2024/584 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1624 Değişik İş SUÇ : Basit tehdit KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/16670 E. , 2024/584 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1624 Değişik İş SUÇ : Basit tehdit KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması "Basit tehdit" suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.04.2022 tarihli ve 2021/8278 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Gebze 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.06.2022 tarihli ve 2022/1624 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.06.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-41-23880-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve 2023/52488 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52488 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekiye hitaben "size saygı duymuyorum, sizinle görüşüp hesaplaşacağız, benimle uğraşmayın beni çalıştıramazsınız, asıl siz ceza alırsınız" şeklindeki sözleri nedeniyle müşteki vekili tarafından şikayetçi olunması üzerine, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli tarafından söylenen sözlerin suç unsuru teşkil etmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheli tarafından müştekiye yönelik sarf edilen sözlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümlede düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturduğu, söylenen suça konu sözlerin tanık ... beyanı ile de doğrulandığı nazara alındığında tehdit suçunun unsurlarının oluştuğunun değerlendirildiği, bununla birlikte şüphelinin üzerine atılı sair tehdit suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğu, ancak soruşturma aşamasında müştekiye ve şüpheliye usûlüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma dosyasının uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası; " (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." Şeklinde düzenleme içermektedir. 2. Tehdit; ileride yapılacak bir kötülüğün gösterilmesi olup, 5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasında sayılan "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden... veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle..." haller dışında şüphelinin karşı tarafa bir kötülük yapacağını gösteren ancak kötülüğün ne olduğunun anlaşılamayacağı halerde eylemin "...sair bir kötülük edeceğinden bahisle..." sair tehdit sayılabileceği, bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda; süpheli ile müşteki arasında geçen konuşmanın bütünü değerlendirildiğinde, şüphelinin "size saygı duymuyorum, sizinle görüşüp hesaplaşacağız, benimle uğraşmayın beni çalıştıramazsınız, asıl siz ceza alırsınız" şeklindeki sözlerinden müştekiye yönelik herhangi bir kötülük yapacağının anlaşılamadığı, dolayısıyla suçun yasal unsurları oluşmadığından, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.04.2022 tarihli ve 2021/8278 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Gebze 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.06.2022 tarihli ve 2022/1624 Değişik İş sayılı kararına yönelik olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.