Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/17215 E. , 2024/9981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/68 E., 2023/30 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I-Mağdur ... Vekilinin Temyiz Talebi Hakkında Mağdur ...'un, 04.12.2018 tarihli duruşmada suça sürüklenen çoçuktan şikâyetç
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/17215 E. , 2024/9981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/68 E., 2023/30 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I-Mağdur ... Vekilinin Temyiz Talebi Hakkında Mağdur ...'un, 04.12.2018 tarihli duruşmada suça sürüklenen çoçuktan şikâyetçi olmadığını ve katılma talebinden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Suça Sürüklenen Çocuk ve MüdafiininTemyiz Talebi Hakkında Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 23.08.2011 günü mağdurun altın künyesi, altın alyansı, tektaş yüzüğü ve altın kolyesinin yağmalandığı, suça sürüklenen çoğun yakalandığında üzerinde mağdura ait tektaş yüzük ve 150,00 TL bulunduğu, altın kolyeyi ve alyansı sattığı kuyumcuyu gösterip bu yere söz konusu eşyaları 245,00 TL karşılığında sattığını söylediği, ... isimli kuyumcunun söz konusu satışı doğrulayarak altın kolyeyi teslim ettiği, ancak alyansı hurdaya gönderdiği için teslim edemediği, suça sürüklenen çocuğun künyeyi hediye olarak verdiği kişiyi de gösterdiği, ancak söz konusu ziynet eşyasının bu yerden bulunamadığı, mağdurun kovuşturma aşamasında, altın kolyesinin, tektaş yüzüğünün ve 250,00 TL değerindeki alyansının bedelinin kendisine iade edildiğini, 500,00 TL değerindeki künyesinin bedelinin ise kovuşturma aşamasında ödendiği, ... hakkında suç eşyasının satın alınması nedeniyle bir soruşturmanın bulunmadığı, ...'ın zararınında kovuşturma aşamasında ödendiği ve mağdurun 04.12.2018 tarihli celsede kısmı iadeye ... gösterdiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/2-314 Esas, 20123/480 Karar sayılı ilâmında ayrıntıları belirtildiği üzere; "... Suç nedeniyle meydana gelen zararın tamamının soruşturma aşamasında giderilmediği, bir kısmının soruşturma, geri kalan kısmının ise kovuşturma aşamasında karşılandığı, başka bir ifadeyle katılanın uğradığı haksızlığın farklı evrelerde gerçekleşen iadeler ile gecikmeli olarak tazmin edildiği dikkate alındığında, ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan dava açılıp açılmadığı ve kombiler nedeniyle yaptığı ödemenin sanık tarafından karşılanıp karşılanmadığı hususları araştırılarak farklı aşamalarda yapılan kısmi iadeler sebebiyle ceza indirimine muvafakat gösterip göstermediğinin katılana sorulması, muvafakat bulunması durumunda pişmanlık iradesinin ilk olarak soruşturma aşamasında tezahür etmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın üçte ikisine kadar indirime gidileceği, aksi hâlde zararın tamamen giderildiği aşama olarak kovuşturma aşamasında gerçekleşen iade nedeniyle aynı maddenin ikinci fıkrasının tatbik edileceği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır..." şeklindeki içtihatı doğrultusunda, suça konu olayda suça sürüklenen çocuğun bir kısım ziynet eşyalarını sattığı kuyumcuyu göstermesi ile pişmanlık iradesinin ilk olarak soruşturma aşamasında tezahür etmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrası uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2021/68 Esas, 2023/30 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.