KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/18256 E., 2025/8375 K.
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/466 E., 2023/61 K
- Suçlar
- Tehdit, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma, onama I. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz Talebi Hakkında
Karar Detayı
361 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2021/466 Esas, 2023/61 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz Talebi Hakkında Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün;
karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın mağdura karşı yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, aynı olay esnasında sanığın mağdura karşı tehdit içerikli sözlerinin irade açıklaması niteliğinde olduğu bu nedenle tehdit suçunun unsurları oluşmadığından sanığın beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.