Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/18361 E. , 2025/10304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/859 E., 2023/997 K. SUÇ: Şantaj HÜKÜMLER: İlk derece Mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak kurulan mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz e
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/18361 E. , 2025/10304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/859 E., 2023/997 K. SUÇ: Şantaj HÜKÜMLER: İlk derece Mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak kurulan mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2019/1734 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı ile sanıkların saşntaj suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/2-a. maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2021/859 Esas, 2023/997 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıkların şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107/1, 62/1, 52... . maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklularına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar vedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıkların Temyiz İstemleri Sanıkların üzerlerine atılı şantaj suçunun yasal unsurları bulunmadığı, sanıklar hakkında mahkumiyete yeterli kesin somut delil bulunmadığı, delil takdirinde hataya düşüldüğü, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Mağdur ...'ın kolluk ifadesinde, anneannesinin trafik kazası neticesinde ölmesi sebebiyle soruşturma yapıldığını söyleyerek 2019/45166 Soruşturma numarasını verdiği, 5237 sayılı Kanun'un 107/1 inci maddesinde düzenlenen şantaj suçunun unsuru olan yükümlülüğün doğup doğmadığına ilişkin tespit yapılabilmesi için sanık ...'ın bu dosyada beyanı olup olmadığının ve beyanının kaza ile uyuşup uyuşmadığının belirlenmesi gerektiğinden dosya getirtilip incelenerek tanık olma yükümlülüğü var ise şantaj suçundan hüküm kurulması, tanık olma yükümlülüğü yok ise dolandırıcılığa teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.11.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Dosya kapsamına göre, Mağdur ...'ın anneannesinin 17.10.2019 günü saat 08.30 sıralarında bindiği dolmuştan düşerek beyin kanaması sonucunda vefat ettiği, mağdurun beyanına göre olayla ilgili 2019/45166 sayılı Soruşturmanın yapıldığı, sanık ...'ın diğer sanık ...'in talebi üzerine mağdur ...'i cep telefonundan arayarak tanıklık yapma karşılığında para talebinde bulunduğu, mağdurun bu durumu kolluk görevlilerine bildirmesi üzerine yapılan plan doğrultusunda 29.11.2019 günü saat 15.30 civarında sanıklarla buluştuğu, buluşma sırasında sanık ...'in mağdurun anneannesinin öldüğü olayın ne şekilde cereyan ettiğini anlatarak, dolmuşçuların şahitlik yapması için kendisine 10.000,00 TL para teklif ettiklerini söyleyerek 10.000,00 TL parayı vermesi halinde mağdurun tarafında şahitlik yapacağını, bu şekilde hem gerçekleri anlatmış olacağını hem de doğru olanı yapmış olacağını belirttiği, mağdurun 1.000,00 TL parayı kapora mahiyetinde sanıklara verdiği, sanık ...'in mağdurdan paranın geri kalanını tanıklık yapacağı gün vermesini istediği, olay yerinde önceden tertibat alan polislerin mağdurla sohbet eden sanıkları yakalayıp 1.000,00 TL paraya elkoydukları anlaşılmıştır. Mağdur ..., soruşturma aşamasında ilk olarak sanık ...'ın kendisiyle telefonla irtibat kurduğunu ve diğer sanık ...'in trafik kazasını gördüğünü söylediğini, kahvehanede oturdukları sırada sanık ...'in kazanın nasıl meydana geldiğini kendisine anlattığını, yargılama aşamasında ise olaydan sonra sanık ... ile soruşturma dosyasında ifade vermek için gittiklerini beyan etmiştir. Sanık ... da aşamalardaki savunmasında bu durumu doğrulamıştır. Sanık ... dahi savunmasında kazanın ne şekilde olduğunu ayrıntılarıyla belirtmiş, tanık olmadığı yönünde hiçbir şekilde beyanda bulunmamıştır. Bu durumda sanık ...'in trafik kazasına tanık olduğu hususunda tereddüt söz konusu değildir. Hal böyle iken trafik kazası ile ilgili 2019/45166 sayılı Soruşturma dosyasının getirtilerek sanığın dosyada tanıklık yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının belirlenmesi dosyaya katkı sağlamayacağı gibi tanıklık yapmamış veya bu durum dosyaya yansımamış ise tespit dahi edilemeyebilir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 107/1 inci maddesinde belirtilen yükümlülüğün mevcut olduğu anlaşıldığından, sanıkların şantaj suçundan mahkûmiyetine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.