KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/18538 E., 2024/10035 K.
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/106 E., 2023/236 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
340 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, aynı Kanun’un 231/11. maddesi gereği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhat hine yer verilerek sanığın duruşmalardan haberdar edilip, gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, sanığın bilinen son adresine çıkartılan tebligatın bila iade gelmesi üzerine,
mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ yapılmadan yokluğunda yargılamaya devamla savunması alınmayan sanık hakkında hükmün açıklanması ile mahkumiyet kararı verilmek suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Correia de Matos/Portekiz, No: 48188/99, 15.11.2001.
Foucher/Fransa, No: 22209/93, 18.03.1997,P.36) kararlarında belirtildiği üzere sanığa kendini savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin “Adil yargılanma ...” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nın 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.