Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/18629 E. , 2025/6612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3335 E., 2022/3129 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/18629 E. , 2025/6612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3335 E., 2022/3129 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya içeriği ile olaydan hemen sonra sıcağı sıcağına alınan mağdur beyanına göre; sanık ...'ın elinde bulunan poşet içerisinden çıkardığı silahı mağdura doğrultup, "ne kadar paran varsa çıkar hepsini ver, ya paranı ya motosikletini ya da canını alacağım" dediği, korkan mağdurun 1.000,00 TL parayı sanık ...'a verdiği ancak sanığın mağdurun ayağına doğru 1 el ateş ettiği, mağdurun olay yerine geldiği motosikleti ile kaçmaya çalışması üzerine sanık ...'ın ıslık çalması üzerine olay yeri yakınlarında bekleyen sanık ...’ın, motosikleti ile olay yerine gelip sanığı aldığı, birlikte mağdurun peşinden gittikleri ve sanık ...'ın mağdura ateş etmeye devam ettiği, bu kovalamaca sonrasında mağdur ...’in trenyolu yakınlarında motosikletini de bırakarak yaya vaziyette kaçıp şikayetçi olduğu, şeklinde gerçekleşen olayda; tanık ...'ın soruşturma evresinde alınan beyanında, yukarıdaki olay anlatımını doğruladığı, ancak kovuşturma evresinde mağdur ile tanık ...'ın, paranın alınmadığı ancak kovalamaca olduğu yönünde sonradan değişen ve gelişen, birbiriyle çelişen anlatımlarda bulunduğu, dolayısıyla suçun konusunun mağdurdan tehditle alınan 1.000,00 TL ve motosiklet olduğu belirlenmiştir. Yağma suçunun, suça konu malın zilyedinin mal üzerindeki zilyetlik ve tasarrufunun sona erdiği anda oluştuğu, sanık tarafından kullanılan cebir ve tehdidin mağdurun suça konu mal üzerindeki zilyetlik ve tasarrufunun sona erdiği ana kadar gerçekleştirilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, somut olayda, sanık ...'ın mağdura silah gösterip 1.000,00 TL parasını aldıktan sonra sanıkların, silahla ateş edip motosikletiyle kaçan mağduru kovalamaya devam ettikleri, mağdurun motosikletini trenyolu yakınında bırakarak kaçmak zorunda kaldığı, motosikletini bıraktığı anda motosiklet üzerindeki zilyetliğinin sona ermesiyle tasarruf etme olanağının da ortadan kalktığı gözetildiğinde, yağma suçunun gerek paranın alınması gerekse de motosikletin terk edilmek zorunda bıraktırılmasıyla tamamlandığı gözetilmeden, sanıklar hakkında yazılı şekilde teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, eleştiri dışında, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/3335 Esas, 2022/3129 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,23.06.2025 tarihinde karar verildi.