İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/18675 Karar: 2025/4345 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/18675 K.2025/4345

6. Ceza Dairesi 2023/18675 E. , 2025/4345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3552 E., 2023/337 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme y

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/18675 E. , 2025/4345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3552 E., 2023/337 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme y

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/18675 E. , 2025/4345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3552 E., 2023/337 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Somut olayda katılan gece vakti yolda yürüdüğü sırada sanığın arkasından yaklaşarak cebindeki telefonu çektiği, durumu fark eden katılanın arkasını döndüğü ve sanığın katılanı ittiği, aralarında arbede çıktığı, sanığın katılana ait telefonu yere düşürdüğü ve bu sırada olay yerine polislerin geldiği, kolluk kuvvetleri tarafından düzenlen tutanağa göre de katılan telefonu almaya çalıştığında telefonun sanık tarafından yere atıldığı böylece telefonun katılanın hakimiyet alanından çıkmadığı, olayın bu haliye katılanın zilyetliğinin sona ermediği, sanığın kanunun gerekçesinde belirtilen "alma" icra hareketini tamamlayarak neticeyi gerçekleştiremediği, bu nedenle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında tamamlanmış yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.04.2025 tarihinde karar verildi. (Muhalif) K A R Ş I O Y Ceza Genel Kurulu'nun yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanmasına ilişkin içtihatlarında belirtildiği üzere; Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel-Hamide Zafer-Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406). Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koymayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez. Somut olayda, saat 01.30 sıralarında katılanın yolda yürüdüğü sırada sanığın arkadan gelerek pantolonunun arka cebindeki telefonu çekerek aldığı, telefonunun alındığını fark eden katılanın arkasını döndüğü ve sanığa "ne yapıyorsun sen" demesi üzerine sanığın katılana yumruk attığı,çıkan arbede sırasında sanığın telefonu yere düşürdüğü, katılanın telefonunu yerden aldığı ve uzaklaşmakta olan sanığın peşinden giderek yakalamaya çalıştığı, sanığın tekrar yumruk atması sonucunda katılanın yere düştüğü, olay yerinin yakınında görevli bulunan kolluk kuvvetlerinin taraflar arasındaki kavgayı farkederek müdahale edip sanığı yakaladıkları anlaşılan olayda, hırsızlık şeklinde başlayan sanığın eyleminin yağma suçuna dönüştüğü, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere mağdura cebir şiddet kullanılarak mağdurun direncinin kırılması ve malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı anlaşıldığından yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına dair sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla