KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/18913 E., 2025/4458 K.
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Konu
- Finans Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2014 E., 2022/3769 K
- Suç
- Nitelikli yağmaya teşebbüs
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanıklar müdafileri
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı
Karar Detayı
773 kelime·4 dk okuma
Kanunu’nun 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde belirtilen sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 gün ve 2013/678-2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (5237 sayılı Kanun), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir.
Buna göre, 765 sayılı Kanun'un 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır.
Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir.
Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır.
Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanlarına göre olay tarihinden bir süre önce aynı binada oturduğu alt komşusu olan sanık ...'e araç sattığı, bunun karşılığında 65.000,00 TL bedelli senet aldığı, sanık ...'ün aracı bir süre kullandıktan sonra hasarlı olarak iade ettiği ve verdiği senedi geri istediği, iade edilen araçta hasar oluştuğu için katılanın senedi iade etmek istemediği bu nedenle aralarında husumet bulunduğu;
olay tarihinde ise 20.30 sıralarında sanık ... ile sanığın sürekli müşterisi olduğu taksi şoförü olan diğer sanık ...'un birlikte katılanın ikametinin kapısına gittikleri, katılanın boğazının sıkılıp yüzüne bir kaç kez tokat atılmak suretiyle senedin istendiği; katılanın kendisini darp eden şahsın sanıklardan ... olduğunu beyan ettiği, sanık ...'ün ise aralarındaki hukuki ihtilaf nedeniyle tartıştıklarını ve katılana tokat attığını ikrar ettiğini belirtmiş ise de;
doktor raporuna göre katılanın boğazının sıkıldığı anlaşıldığından sanıkların suçu birlikte işledikleri ve katılan ile aralarında imzalanan araç alım satımına dair "Oto satış protokolü" ve 06.08.2016 tarihli 65.000,00 TL bedelli borçlusu ... olan senet fotokopisini ibraz ettiği, olaydan sonra düzenlenen Adli Tıp raporunun beyanlarıyla örtüşür şekilde katılanın vücudunda yaralanmaya sebebiyet verildiği anlaşılmakla;
sanıkların katılana karşı etkili eylemde bulunmalarının mevcut hukuki ihtilaftan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla olduğu sabit olduğundan, sanıklar hakkında eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci madde yollamasıyla 86/2 nci maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Katılanın sanığa araç satıp senet aldığı, aracın hasarlı iade edilmesi üzerine senedin geri verilmemesinden husumet doğduğu, sanıkların katılanı darp edip senedi istedikleri olay.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Araç alım-satımına dayanan hukuki ilişki ve senet nedeniyle mevcut alacak ihtilafından kaynaklanan cebir/tehdit eylemi, TCK 150. madde yollamasıyla 86/2 (basit yaralama) kapsamında değerlendirilir, nitelikli yağma oluşturmaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Senede veya araç satışına dayalı alacak ihtilafında zor kullanımı yağma değil TCK 150 yollamasıyla yaralama olarak nitelenir; savunmada oto satış protokolü, senet gibi ilişkiyi kanıtlayan belgeler dosyaya sunulmalıdır.