İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19953 Karar: 2025/5371 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19953 K.2025/5371

6. Ceza Dairesi 2023/19953 E. , 2025/5371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1002 E., 2023/1245 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19953 E. , 2025/5371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1002 E., 2023/1245 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19953 E. , 2025/5371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1002 E., 2023/1245 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin bu kapsamda olan temyiz istemine yönelik yapılan incelemede; Hükmedilen cezanın tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Dosya kapsamı incelenmekle; Mağdur ...'nin, boşanmış olduğu eski eşi sanık ...'in tiktok isimli sosyal medya uygulaması üzerinden başka bir kadınla birlikte olan paylaşımlarını görmesi üzerine bu duruma sinirlenerek paylaşımların ekran görüntüsünü aldığı, .... nolu GSM hattına ait whatsapp uygulaması ve sahte tiktok hesaplarından bu ekran görüntülerini paylaştığı, bahse konu paylaşımları öğrenen sanığın mağdur ile irtibata geçerek fotoğrafları kaldırmasını ve telefonundan silmesini istediği, mağdurun bu teklifi kabul etmemesi ve paylaşımları silmemesi üzerine sanığın olay tarihinde Ankara ilinden mağdurun yaşadığı Sorgun ilçesine gelerek mağdurun ikametine gittiği, kapının zilini çaldığı, bu sırada evde tek başına bulunan mağdurun sanığa kapıyı açmadığı, sanığın “Aç kapıyı seni öldürürüm” diye bağırdığı, mağdurun “Evimden git yoksa polisi ararım” demesine rağmen sanığın olay yerinden uzaklaşmadığı, sinirli şekilde evin etrafında dolanmaya başladığı, sanığın mağdurun evinin mutfak camına taş atarak kırdığı, “Aç kapıyı seni öldürürüm o telefonu ver, seni yaşatmam, akşam eve gelir yakarım burayı, telefonu ver” şeklinde tehditler savurduğu, mağdurun komşuları ... ve ...'in mağdurun ikametine giderek bahse konu meseleyi konuştuğu sırada sanığın mağdurun evinin balkon kapısını zorladığı, balkonun yan kısmında bulunan cama sert bir şekilde eli ile birkaç defa vurduğu, sonra site içerisinde el kol hareketleri yaparak tehditlerine devam ettiği, sonra sanığın tekrardan balkona tırmanarak balkon penceresine tekme atıp açarak mağdurun evine girdiği, bu sırada mağdurun sanıktan korunmak maksadıyla evin yatak odasına geçerek kapısını kilitlediği, ancak sanığın ''kapıyı aç o telefonu alacağım öldürürüm seni'' şeklinde tehdit içerikli söylemlerde bulunarak bahse konu yatak odasının kapısını tekme atmak suretiyle kırdığı ve mağdurun yanına giderek elinde bulunan telefonu aldığı ve sonrasında olay mahallinden telefon ile uzaklaşırken polislerce yakalandığı, sanığıın üzerinden ele geçirilen telefonun kollukça müştekiye iade edildiği ve müştekinin de şikayetten vazgeçtiği olayda; sanığın suça konu eşyayı mal edinme, kanunun kabul ettiği anlamda malvarlığı değerinden yarar sağlama amacıyla hareket etmediği, kendisi hakkındaki hakaret içerikli video ve mesajları silmek amacıyla aldığı, müsnet suçun manevi unsurunun oluşmayacağı anlaşılmakla, sanığın katılanın telefonunu faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı ancak sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğu BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Yozgat Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.05.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Dosya kapsamına göre; Mağdur ...'nin, yaklaşık bir buçuk sene önce boşandığı eşi sanık ...'in tiktok isimli sosyal medya hesabından başka bir kadınla birlikte olan paylaşımlarını görmesi üzerine ekran görüntüsünü aldığı, .... nolu GSM hattına ait whatsapp uygulaması ve sahte tiktok hesaplarından bu ekran görüntülerini paylaştığı, bahse konu paylaşımları öğrenen sanığın, mağdur ile irtibata geçerek fotoğrafları kaldırmasını ve telefonundan silmesini istediği, mağdurun bu teklifi kabul etmemesi ve paylaşımları silmemesi nedeniyle sanığın olay tarihinde Ankara'dan mağdurun yaşadığı Sorgun ilçesine giderek mağdurun ikametinin kapısının zilini çaldığı, bu sırada evde tek başına bulunan mağdurun kapıyı açmadığı, sanığın “Aç kapıyı, seni öldürürüm” diye bağırdığı, mağdurun “Evimden git yoksa polisi ararım” demesine rağmen sanığın olay yerinden uzaklaşmadığı, sinirli şekilde evin etrafında dolaşmaya başladığı, sanığın mağdurun evinin mutfak camına taş atarak kırdığı, “Aç kapıyı seni öldürürüm o telefonu ver, seni yaşatmam, akşam eve gelir yakarım burayı, telefonu ver” şeklinde tehditler savurduğu, mağdurun komşuları ... ve ...'in mağdurun ikametine giderek bahse konu meseleyi konuştuğu sırada sanığın mağdurun evinin balkon kapısını zorladığı, balkonun yan kısmında bulunan cama sert bir şekilde eli ile birkaç defa vurduğu, site içerisinde el kol hareketleri yaparak tehditlerine devam ettiği, daha sonra sanığın balkona tırmanarak balkon penceresine tekme atıp açarak mağdurun evine girdiği, bu sırada mağdurun sanıktan korunmak maksadıyla evin yatak odasına geçerek kapısını kilitlediği, ancak sanığın ''kapıyı aç o telefonu alacağım, öldürürüm seni'' şeklinde tehdit içerikli söylemlerde bulunarak yatak odasının kapısını tekme atmak suretiyle kırdığı, mağdurun elinde bulunan telefonu alarak binanın dışına çıkıp cep telefonundaki görüntüleri sildiği ve olay mahallinden uzaklaştığı sırada ihbar üzerine gelen kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, sanığın üzerinde ele geçirilen telefonun mağdura iade edildiği, mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığında şikâyetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre yağma suçunun oluşması için suça konu malın sahiplenme kastıyla alınmasının şart olmadığı, faydalanma kastının yeterli olduğu, nitekim sanığın mağdurun telefonundaki görüntüleri silmesi ve telefonu geri vermeyerek olay yerinden uzaklaştığı sırada yakalanması nazara alındığında faydalanma kastının gerçekleştiği kabul edilmelidir. İzah edilen gerekçelerle sanığın yağma suçunu işlediği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla