Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/20252 E. , 2025/8538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/276 E., 2023/896 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/20252 E. , 2025/8538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/276 E., 2023/896 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarih, 2020/106 Esas, 2021/69 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2022/276 Esas ve 2023/896 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, uyarınca başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suça konu cep telefonunun sanık ... tarafından alındığına dair delil bulunmadığına ve bu hususta tanıklar arasında çelişkiler ifadeler olduğuna, telefonun sanık tarafından alındığı kabul edilse dahi faydalanma kastı bulunmadığına, telefonun olay sonrasında kullanılmamış olmasının da sanığın lehine olduğu halde sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Tanıkların soyut beyanları dışında delil bulunmadığı halde sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin uyumlu ve istikrarlı tanık beyanları ile saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, , Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.