Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/20329 E. , 2025/6309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3526 E., 2023/2381 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/20329 E. , 2025/6309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3526 E., 2023/2381 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/442 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2022/3526 Esas, 2023/2381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a gereğince ilk derece mahkeme hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Müştekinin çelişkili beyanları dışında dair mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe I.Sanık hakkında mağdura karşı senedin yağması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak, mağdurun tüm aşamalarda alınan beyanlarının çelişki içinde olduğu, sanığın aşamalarda senedi mağdurun rızası ile verdiğini ve atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, atılı suçun işlendiğine dair mahkumiyete yeter delilin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında yağma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II.5237 sayılı Kanun'un ise bu geniş düzenlemeden vazgeçmiştir. Kişinin her değerine yönelik tehdidin yağma suçunu oluşturmayacağını, yağma suçu bakımından elverişli hareket olarak kabul edilmeyeceğini sadece belli değerlere yönelen tehdidin yağma suçunun unsuru olacağını düzenlemiştir. Bu değerler kişinin hayatı, vücut bütünlüğü (yaralama ya da cinsel saldırı) ya da mal varlığı itibariyle esaslı bir zarar vermedir. Sadece bunlarla sınırlamıştır ve sadece bu değerlere yönelik tehdit kullanılarak mal alınması yağma suçunu oluşturacaktır. Bunların dışındaki değerlere yönelik tehdit halinde yağma suçu oluşmayacaktır. Kanunumuzda tehdidin yönelebileceği değerler “yaşama hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve mal varlığı hakkıyla” sınırlı tutulmuştur. Belirtilen değerler dışındaki değerlere yönelik tehditle malın alınması halinde yağma suçu oluşmayacaktır. Söz gelimi hürriyetine haysiyet veya şerefine, özel hayatına yönelik tehditle yağma suçu işlenemeyecektir. (, ..., Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma, Yetkin Yayınevi, Ankara, 2025, s.210-211.) Kabule göre de; mağdurun senedi imzalamaması halinde kızını uyuşturucu bağımlısı yapmakla tehdit eden sanığın eyleminde yağma suçunun tehdit unsurunun bulunmadığı, sanığın unsurları oluşmayan yağma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarıncaUşak 3.Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.