İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/21235 Karar: 2025/8825 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/21235 K.2025/8825

6. Ceza Dairesi 2023/21235 E. , 2025/8825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/201 E., 2023/2362 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan ret, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ek kararın onanması Mağdur ... 29.06.20 22... .08.2022 tarihli dilekçeleri ile şikâyetten vazgeçtiği, 13

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/21235 E. , 2025/8825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/201 E., 2023/2362 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan ret, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ek kararın onanması Mağdur ... 29.06.20 22... .08.2022 tarihli dilekçeleri ile şikâyetten vazgeçtiği, 13

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/21235 E. , 2025/8825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/201 E., 2023/2362 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan ret, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ek kararın onanması Mağdur ... 29.06.20 22... .08.2022 tarihli dilekçeleri ile şikâyetten vazgeçtiği, 13.12.2022 tarihli duruşmada şikâyetçi olduğunu ve katılma talebinin bulunduğunu beyan etmesinin davaya katılma hakkı vermeyeceği, mahkemenin mağdur ...'nun katılan olarak kabul edildiğine ilişkin ara kararının hukuken geçersiz olduğu, bu durumda kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/211 Esas, 2022/455 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, mağdur ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 53. maddeleri uyarınca ikişer kez ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/201 Esas, 2023/2362 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiileri ve sanık ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi; Müvekkil sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, sanığın dosya kapsamında üzerine atılı suçu işlemediğine dair delillerin mevcut olduğuna, mağdurun müvekkil sanığa karşı sürekli delil elde etme çabası içinde olduğuna, defalarca hukuksuz yere ses kaydı yaptığına, müvekkil sanığın iyi niyetinden yararlandığına, mağdurun komplo kurduğuna, mağdur ...'in psikolojik problemlerinin bulunduğuna, dosyada mevcut banka dekontlarından anlaşılacağı üzere mağdur ...'in müvekkil sanığa borcunun olduğuna, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi; Mağdur ...'nun mahkemeye sunduğu dilekçesinde müvekkil sanığın söz konusu suçu işlemediğini dile getirdiğine, sanıktan habersiz ses kaydı aldığına, sanık hakkında asılsız iddialarda bulunduğuna, mağdurun akıl hastanesinde tedavi gördüğüne, sanığın mağdurların telefonunu ve parasını aldığına dair somut delil bulunmadığına, savunma hakkının etkin şekilde kullandırılmadığına, sanık lehine delillerin toplanmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, hem yerel mahkeme hem de Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının hukuk ve vicdana aykırı olduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte aynı Kanun'un 150. maddesinde indirim hükümlerinin dikkate alınması gerektiğine, "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin gözetilmesi gerektiğine ve sanık hakkındaki kararın bozulması ile sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ...'in Temyiz İstemi; Olaydan bir hafta öncesine kadar mağdur ... ile ev arkadaşı olduklarına, evin tüm masraflarını kendisinin karşıladığına, mağdurun kardeşi ....ü de yanında götürmek istemesi üzerine aralarında çıkan tartışma neticesinde mağduru evden kovduğuna, mağdur ...'in kendisini erkek arkadaşına kendisinden habersiz çektiği fotoğaf ve ses kayıtlarını göndermekle şantaj yaptığını, 40.000,00 TL karşılığında sileceğini, erkek arkadaşına göndermeyeceğini söylediğine, bu olaya....'in şahit olduğuna, bu görüntü ve kayıtları silmek için plan yaptığına, mağdur ...'in ...'i evine çağırması üzerine kendisinin de gitmek üzere yola çıktıklarına, yolda iki kişi ile tanıştıklarına, kendilerinden yardım istemesi üzerine bu kişilerin kabul ettiğine, niyetinin çıkacak arbedede bu iki kişinin kendisini kurtarmalarını sağlamak olduğuna, mağdur ...'in kendisini görünce tepki gösterdiğine, aralarında arbede çıktığına, mağdurun camı açıp yardım istemesi üzerine kendisinin pencereden atladığına, telefon ve para almadığına, kendisine iftira atıldığında, mağdurlar hakkında şantajdan suç duyurusunda bulunduğuna, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçe verdiğine, ancak sonrasında tehdit edildiği için şikâyetten vazgeçtiğini beyan ettiğine, bu olaydan sonra görüştüklerine, kendisine ve annelerine para gönderdiğine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ile beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İsteminin Reddi Kararına İlişkin Temyiz İstemi Mağdurun tehdit ve baskı altında şikâyetten vazgeçme dilekçesi verdiğine, bu hususun mağdurun beyanıyla ve dosya içerisine sunulan yazışmalarla sabit olduğuna, mağdurun hassas noktası olan çocuğunun velayetiyle ilgili olarak şikâyetten vazgeçmesi halinde sanık ...'ın velayet davasında doğruyu söyleyeceğini, aksi halde yalan şahitlik yaparak mağdurun çocuğunun velayetini kaybetmesini sağlayacağını söylediğinin sabit olduğu, katılma talebinin kabulünün yerinde olduğuna, suçun şikâyete tabi olmadığına, şikâyetten vazgeçme dilekçesinin bir önemi olmadığına, sanıkların aşamalarda farklı şekilde beyanda bulunduklarına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiileri ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. 2. Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "CMK'nın 324 ve devamı maddeleri gereğince 279 TL tebligat gideri, 42,40 TL posta gideri olmak üzere toplam 321,40 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Mağdur ... Vekilinin Temyizin Reddine İlişkin Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Mağdur ...'nun 29.06.20 22... .08.2022 tarihli dilekçeleri ile şikâyetten vazgeçtiği, 13.12.2022 tarihli duruşmada şikâyetçi olduğunu ve katılma talebinin bulunduğunu beyan etmesinin davaya katılma hakkı vermeyeceği, mahkemenin mağdur ...'nun katılan olarak kabul edildiğine ilişkin ara kararının hukuken geçersiz olduğu, bu durumda kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.07.2023 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, 2. Sanıklar Müdafiileri ve Sanık ...'in Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasından "CMK'nın 324 ve devamı maddeleri gereğince 279 TL tebligat gideri, 42,40 TL posta gideri olmak üzere toplam 321,40 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline," ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesine" tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla