KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/2359 E., 2025/352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/117 E., 2022/519 K.
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hükümler
- İstinaf talebinin esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02.11.202 tarihli ve 2021/42 Esas, 2021/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 49/1-a-c, 62, 53, ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58.maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sadece müşteki beyanına dayanılarak mahkumiyet kararı verildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi hükmünün değerlendirilmediğine ilişkindir.
2-Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezalandırmaya yeterli somut delil bulunmadığına, sanığın suç kastının olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu,
ve sanıkların müştekinin ceplerinden bankamatik ve kredi kartları, vesikalık fotoğraf ve kimliğinin bulunduğu cüzdanı, 170,00 TL parayı, tesbihini, tütün tabakasını, sigara paketini, çakmağını, 500,00 TL değerindeki telefonu aldıkları, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan malların değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş,
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/117 Esas 2022/519 Karar sayılı kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2359, K. 2025/352, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama