KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/344 E., 2024/11898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1783 E., 2022/782 K.
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Erzin'deki arsasının satışı için sanıklar ile anlaşan katılanın, Erzin Tapu Müdürlüğü'ne giderek arsasını, tanık ...'nin üzerine geçirdiği, sanıkların ise arsanın satış bedelini katılana vermedikleri, bu şekilde tarif edilen eylemin iddianame anlatımında yer aldığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1. maddesinin de sevk maddeleri arasında gösterildiği fakat sanıkların bu eylemleri hakkında hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında anlatılan eylem hakkında zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.
Sanıkların, bu satıştan sonra eylemlerine devam ederek katılanı, silah ve çocuklarının hayatı ile müteaddit zamanlarda tehdit etmek suretiyle katılanın, aynı mal varlığına yönelik olmak üzere iki ayrı evinin satışına dair vekaletnameleri farklı tarihlerde aldıkları ve 24.05.2016 tarihinde bir evinin, 17.06.2016 tarihinde diğer evinin satışını yaparak bu satışlardan katılana para ödememeleri şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin,
5237 sayılı Kanun'un 148/2. maddesinde düzenlenen senet yağması suçuna vücut verdiği ve 148/2 delaletiyle uygulanmak üzere sanıkların eylemlerini katılana ait konutta gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d bendinin uygulanmaması ve aynı maddenin birden fazla bendi ihlal edildiği halde temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/1783 Esas, 2022/782 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden, eleştiriler dışında 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/344, K. 2024/11898, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama