İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/51 Karar: 2024/11532 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/51 K.2024/11532

6. Ceza Dairesi 2023/51 E. , 2024/11532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/238 E., 2022/69 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinaf incelemesi üzeri

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/51 E. , 2024/11532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/238 E., 2022/69 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinaf incelemesi üzeri

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/51 E. , 2024/11532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/238 E., 2022/69 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/85 Esas, 2020/417 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/238 Esas, 2022/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve delillerin gerekçeli kararda usulünce tartışılarak oluşan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Sanık aleyhine usul ve yasaya aykırı olarak mahkûmiyet hükmü verildiği, 2.Malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaktan bahisle sanık tarafından katılanın karşı koymaması amacına yönelik herhangi bir eylemde bulunulmadığı, 3.Sanığın katılanla barışmak için son bir kez şansını denediği, olay günü aniden gelişen konuşma isteğiyle katılanın kolundan tuttuğu, telefonunu almak, karıştırmak ya da onu telefonunu vermeye zorlamak gibi bir düşüncesi bulunmadığı, 4.Sanığın katılana yönelik herhangi bir cebri müdahalesi olmadığından yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, 5.Katılanın telefonunun kısa bir süreliğine, geri verilmek üzere alındığını bildiği için ve daha önce de sevgili oldukları için telefonun alınmasına karşı hiç ses çıkarmadığı, telefonu örtülü bir ... ile verdiği algısının sanık üzerinde oluştuğu, sanığın söz konusu fotoğrafı görmesine kadar, arada geçen zaman diliminde katılan telefonuna bakılmasına izin verdiği, 6.Sanık cebri herhangi bir eylemde bulunulmadığından yağma suçunun unsurlarının oluştuğundan bahisle hüküm kurulması ve bu sebeple istinaf talebimizin esastan reddi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 7.Sanığın katılanın telefonunu birkaç dakika gibi kısa bir süre için aldığı, amacının katılanın başkasıyla görüşüp görüşmediğini öğrenip geri vermek olduğu, ekonomik bir menfaat gütmediği, ayrıca sanığın telefonu katılanın yanında incelediği yani katılanın her an alabilmesine imkanı tanıyan bir konumda olduğu, hırsızlık suçu bakımından da malın zilyedinin hakimiyet alanından çıkmadığı, Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın katılan ...'nın erkek arkadaşı olduğu, olay tarihinden 2 yıl kadar önce anlaşamadıkları için ayrıldıkları, olay günü olan 09.10.2019 tarihinde saat 17.00-17.30 sıralarında katılanın dolmuşa bindiği Orhun Yaylacı Lisesini geçince ekmek büfesinin bulunduğu yerde sanıkla karşılaştıkları, sanığın katılanın arkasından gelerek, katılanın sol kolundan sıkıca tutup kendisine doğru çektiği, bunun üzerine katılanın durmak zorunda kaldığı, katılanın yüzünü sanığa dönünce sanığın kendisine "Benimle barışacaksın, yoksa çok kötü şeyler olacak." dediği katılanın da sanığa "Seninle barışmak istemiyorum." şeklinde cevap verdiği, bu sırada sanığın katılana telefonunu bir versene diyerek istediği, katılanın vermeyeceğini söylemesi üzerine katılanın elini sıkarak katılanın telefonunu aldığı, telefonun şifresini bilmesi nedeniyle sanığın bir iki dakika telefonu incelediği, telefonda bulunan kız arkadaşı ile çekildiği fotoğrafı göstererek "Sen bu kızla ne geziyorsun? Ben sana evden çıkmayacaksın, ölümün benim elimden olacak." dediği ve ardından 0543 261 26 79 numaralı hattın takılı bulunduğu samsung galaxy j-2 marka cep telefonunun yere vurarak tuzla buz ettiği şeklinde gerçekleşen olayda her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı yağma suçunu kabul etmeyerek, yağma suçunu işlemediğini, katılanın başka bir erkekle görüştüğünü buna bakmak için telefonu çekip katılanın elinden aldığını belirterek tevil yollu ikrarında bulunduğu, katılanın aşamalarında alınan beyanlarında da sanığın telefonunu kendisinden zorla aldığını, telefonu yere vurarak tuzla buz ettiğini, sanığın telefonu yaptırarak kendisini tekrar getireceğini söylediği ancak getirmediği ve zararını karşılamadığını belirterek sanıktan şikayetçi olduğunu, yargılama aşamasında sanığın katılana karşı gerçekleştirdiği eylemin 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 106/1-1. cümlesinde düzenlenen suçları oluşturabilme ihtimaline binaen uzlaştırma bürosuna gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.06.2020 tarihli ve 2018/6-284 Esas, 2020/275 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği gibi yağma suçunun oluşması için suça konu malın sahiplenme kastıyla alınmasının şart olmadığı, yararlanmanın sadece ekonomik menfaati değil aynı zamanda bilgi edinmeyi de kapsadığı, içinde bulunduğumuz çağda cep telefonları birer bilgisayar mahiyetinde olup, içerilerindeki bilgiye ulaşma, bilginin değiştirilmesi ya da yok edilmesinin de yararlanma kastını ortaya koyduğu somut olayımızda da sanığın kendi ikrarıyla da belirtmiş olduğu üzere katılana ait telefon kayıtlarına bakmak için geçici olarak aldığı, sanığın faydalanma kastının bulunduğu gerekçesiyle atılı yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148/1. maddesi uyarınca hüküm kurmuştur. IV. GEREKÇE Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı ... veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı ... veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında ise "faydalanma kastının" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme" yani "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. (Faydalanma kastının varlığının zorunluluğuna ilişkin örnek kararlar için bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 gün 2012/6-1290E. 2013/35K. Yargıtay 6.C.D. 2005/10644E. 2005/9164K. Yargıtay 6.C.D. 2015/8292E. 2017/4019K. sayılı ilamları) Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu açıklamalardan sonra somut olay ve eylem yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; Sanık ile katılanın 3 yıllık sevgili oldukları, sanığın suç tarihinde katılanın cep telefonundaki fotoğraflara bakmak isterken tartıştıkları, katılanın anlatımına göre sanık eski erkek arkadaşı olduğundan ve onun cep telefonu şifresini hiç değiştirmediğini bildiğinden şifreyi girerek telefonu açtığı, telefonun menüsünü bir dakika kadar incelediği, daha sonra telefonda dün gittiği kız arkadaşıyla çekildiği fotoğrafları göstererek 'sen bu kızla ne geziyorsun, ben sana evden çıkma demedim mi, ölümün benim elimden olacak' dediği ve telefonu yere atarak kırdığı ve 'hadi bundan sonra görüşebilirsen görüş' dediği, sanığın beyanına göre de cep telefonunu karıştırdıktan sonra başka erkeklerle mesajlaşmalarını gördüğü ve kendisini aldattığını düşündüğünden kızgınlıkla telefonu yere atıp kırdığı, buna karşılık yerine yeni bir telefon almak istediği ancak, para ayarladığında alabileceğini söylediği, sanığın katılanı anlatıldığı şekildeki sorgulamasının katılanın belirttiği gibi iki yıl önce ayrılmış olan kişinin sorabileceği bir soru olmadığı, taraflar arasında sık rastlanan bir kıskançlık kavgası yaşandığı ve bu sırada cep telefonunun kırıldığı, sanığın cep telefonunu, mal edinme ve kullanma amacı olmadan kıskançlıkla, eski sevgilisinin kimlerle görüştüğünü öğrenmek amaçlı aldığı, ekonomik yarar sağlamak ve faydalanmak maksadı ile aldığı hususunun ise sabit olmadığı, eylemin unsurları yönünden yağma suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi, Tüm bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sanık hakkında kasten yaralama, mala zarar verme ve tehdit suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesi yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2021/238 E., 2022/69 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla