KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/5671 E., 2024/8954 K.
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/293 E., 2016/35 K
- Suçlar
- Silahla tehdit, direnme, kasten yaralama, hakaret
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin reddi, Onama-Bozma
Karar Detayı
319 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Mahkûmiyete İlişkin Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede.
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanıklar ... ve ...
Hakkında Silahla Tehdit Suçundan, Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Mahkûmiyete İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede.
Sanıklar ... ve ... hakkında yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)106/2-a maddesi uyarınca, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265/1-3-4, 43/2, 51. maddesi uyarınca ve aynı Kanun'un 125/1, 52/2-4. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemi 26.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğundan, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,