İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/5868 Karar: 2024/10225 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/5868 K.2024/10225

6. Ceza Dairesi 2023/5868 E. , 2024/10225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/100 E., 2015/642 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, kamu malına zarar verme, mala zarar verme, olası kastla yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Mahalli

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/5868 E. , 2024/10225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/100 E., 2015/642 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, kamu malına zarar verme, mala zarar verme, olası kastla yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Mahalli

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/5868 E. , 2024/10225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/100 E., 2015/642 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, kamu malına zarar verme, mala zarar verme, olası kastla yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanıklar ... ve ... Hakkında Şikayetçi ...'a Yönelik Eylemleri Sebebiyle Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanıklar hakkında ...'a yönelik eylemleri sebebiyle, mala zarar verme suçundan dolayı ayrı ayrı tayin edilen 2.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin, cezaların türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan ... Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Kamu malına zarar verme suçundan açılan kamu davasında suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan ...'ın hükmü temyize yetkisi olmadığından, bu yöndeki vaki temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III- Sanık ... Hakkında Şikayetçi ...'a Yönelik Silahla Birden Fazla Kişi Tarafından Tehdit ve Katılan ...'a Yönelik Olası Kastla Silahla Yaralama Suçlarından Verilen Mahkumiyet Kararına; Sanık ... Hakkında Şikayetçi ...'a Yönelik Silahla Birden Fazla Kişi Tarafından Tehdit Suçundan Verilen Mahkumiyet ve Katılan ...'a Yönelik Olası Kastla Silahla Yaralama Suçundan Verilen Beraat Kararına; Sanık ... Hakkında Şikayetçi ...'a Yönelik Silahla Birden Fazla Kişi Tarafından Tehdit ve Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Mahkumiyet ve Katılan ...'a Yönelik Olası Kastla Silahla Yaralama Suçundan Verilen Beraat Kararına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Sanıkların üzerine atılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86. maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 106. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve sanık ... yönünden ayrıca 151. maddesinin birinci fıkrasına uyan silahla yaralama, silahla birden fazla kişi tarafından tehdit ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının; mahkumiyet kararları yönünden karar tarihi olan 24.12.2015 tarihinden, beraat kararları yönünden ise sanıkların sorgu tarihi olan 26.03.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili, sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının dava zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, IV- Sanıklar ... ve ... Hakkında Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... Eroğlu ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.Ancak, sanıklar hakkında diğer suçlardan mahkumiyet hükmü kurulurken, "Cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri lehine taktiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK nun 62 maddesi gereğince cezası 1/6 oranında indirilerek" denilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanmasına rağmen, "Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" suçundan hüküm kurulurken bu maddenin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde tartışılmadan uygulanmaması, 2. Sanıkların adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların kesinleşme tarihlerinin sanık ... yönünden 18.06.2010, 17.05.2012 ve 24.06.2014 olduğu, sanık ... yönünden ise 03.02.2010 olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8 inci maddesine 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 72 nci maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararların kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmadığı, sanıklar hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın, duydukları pişmanlığa göre ileride suç işlemekten çekineceği kanaatine varılması sebebiyle 5237 sayılı Yasa'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tartışılırken, "Sanıkların adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş hükümlülüğü bulunması, kişilik özellikleri göz önünde tutularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığından" şeklinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluştuğu halde ve erteleme gerekçesiyle de çelişki oluşturacak biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla