İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/8741 Karar: 2024/9640 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8741 K.2024/9640

6. Ceza Dairesi 2023/8741 E. , 2024/9640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/316 E., 2016/108 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Şikâyetçi Hacı Polat'ın davaya katılmak isteyip istemediği yönünde be

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/8741 E. , 2024/9640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/316 E., 2016/108 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Şikâyetçi Hacı Polat'ın davaya katılmak isteyip istemediği yönünde be

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/8741 E. , 2024/9640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/316 E., 2016/108 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Şikâyetçi Hacı Polat'ın davaya katılmak isteyip istemediği yönünde beyanı alınmadan karar verilmesi sebebiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarihli ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere şikâyetçilerin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören şikâyetçinin 02.05.2016 tarihli temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören şikâyetçinin davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan temyiz incelemesinde; Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Sanık ve Şikâyetçi Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; Sanık ve katılan hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesine 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264/1. maddesi uyarınca katılanın yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın Tebliğname'ye aykırı olarak incelenmeksizin İADESİNE, 2. Sanık Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Sanığın yargılama konusu olan eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.03.2016 tarihli sorgu olduğu bu tarihten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenle Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla ilgili katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla