İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/9056 Karar: 2024/10498 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/9056 K.2024/10498

6. Ceza Dairesi 2023/9056 E. , 2024/10498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3817 E., 2020/1499 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına Bölge Adliye Mahkemesince ver

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/9056 E. , 2024/10498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3817 E., 2020/1499 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına Bölge Adliye Mahkemesince ver

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/9056 E. , 2024/10498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3817 E., 2020/1499 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya kapsamından, sanık ..., katılan ... ve tanık ...'nın olay günü eğlenmek için gazinoya gittikleri, katılanın yanında para olmaması nedeniyle yapılacak harcamaları daha sonra kendisine düşen oranda geri ödeyeceği yönünde söz vermesi sebebiyle eğlence masraflarını tanık ... ve sanık ...'nün karşıladığı, araçla dönüş yolunda, katılanın payına düştüğü söylenen 80,00 TL hesap miktarına itiraz ettiği, aralarında sözlü tartışma çıktığı, sanığın aracını durdurduğu, araçtan inerek, katılanın kuru sıkı olduğunu bildiği tabancası ile katılanın kulağının dibinde ateş ettiği öldürüleceğini düşünen katılanın ormanlık alana saklanıp bir süre sonra gördüğü petrol istasyonuna doğru gitti burada da sanıkla karşılaştığı sanığın arkasından birkaç el tabancayla ateş ederek “Ananı sikerim, sen buradan çıkamazsın, buradan nereye gideceksin" diyerek tehdit ettiği, katılanın vefat eden tanık Müzeyyen'den yardım isteyerek evine sığındığının anlaşılması karşısında, 1.Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedilebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılmasının gerekmesi, sanığın, katılanın ve tanık E.K.'nin aşamalarda silahın kuru sıkı olduğunu olay öncesinde bildiklerine ilişkin beyanda bulunmaları karşısında, silahın korkutucu özelliğinin ortadan kalktığı ve silahlı tehdit suçunun koşullarının oluşmadığı, ancak somut olayda, gazino hesabının müşterek ödenmesi hususunda anlaştıkları ancak katılanın hesabın miktarına itiraz ettiği dikkate alındığında, sanık ile katılan arasında ödenecek paranın miktarı konusunda tartışma yaşandığı ve bu halde de sanığın katılana yönelik eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. delaletiyle 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 2.Yukarıda (1) No.lu paragrafta belirtilen bozma gerekçesine uyulması halinde, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 106/1.maddesi 1.cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla; sanığın üzerine atılı tehdit suçu yönünden 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, 3. Kabule göre de, sanık hakkında silahla tehdit suçundan hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmadığı, kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin düşünülmemesi, Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılıklar bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.07.2020 tarihli ve 2019/3817 Esas, 2020/1499 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Yasa'nın 307/5. maddesi uyarınca yeniden verilecek hükmün önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla