Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/9117 E. , 2024/12406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/80 E., 2020/34 K. SUÇLAR : Hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, basit yaralama HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖ
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/9117 E. , 2024/12406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/80 E., 2020/34 K. SUÇLAR : Hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, basit yaralama HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret onama Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı itiraz yolu açık olup, katılanlar vekilinin bu konudaki istemi üzerine, Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2020 tarih 2020/281 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve itiraz üzerine verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kesin olduğu anlaşıldığından; katılanlar vekilinin bu konudaki vaki talepleri inceleme dışı bırakılmıştır. Sanık ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit ve sanık ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, basit yaralama suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, basit yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelemesinde; Her ne kadar sanık hakkında alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, basit yaralama suçlarından zamanaşımı süresi geçmiş ise de, 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” düzenlemesi gereği sanığın lekelenmeme ... gözetilerek yapılan incelemede; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılanlar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelemesinde; Sanığın yargılama konusu hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.01.2011 tarihli sanığın sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yukarda açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.