İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1395 K.2026/687

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz…

Esas2024/1395Karar2026/687Tarih19 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.269 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/1395 E., 2026/687 K.

Karar tarihi
19 Ocak 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/2154 E., 2023/3753 K
Suç
Nitelikli yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama

Karar Detayı

1.269 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk derece İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2022/99 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h, 62, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

6. Ceza Dairesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2023/2154 Esas, 2023/3753 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, "...Somut dava dosyasında bu hususları bütünüyle ihtiva etmeyen, sanığın fiilleri yönünden kabul olunan oluşu içermeyen ve deliller ile kabul olunan oluş arasında irtibatı göstermeyen iddianame hukuken eksik ise de,

bu eksikliğin bu aşama itibarıyla ikmal olunamaz oluşu gözetilerek bu husus,...İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kanuni sonucu olarak TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak TCK.nın 53/1-b fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile "b" fıkrasındaki bazı hak ve ehliyetlerin kısıtlanması açısından kısmen iptal edildiği gözetilmeden, Ve.

TCK.nın 53/1-(c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan TCK.nın 53/1-a,b,d,e maddesinde sayılan hak ve yetkiler ile "c" fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden kendi altsoyu dışında kalan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından TCK.nın 53/2. maddesi gereğince cezanın infazının tamamlanması anına kadar,

TCK.nın 53/1-c fıkrasındaki hak ve yetkilerden kendi altsoyu olan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından TCK.nın 53/3-1. cümlesi gereğince bu hak veya yetkilerin denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infaz edildiği ana kadar veya koşullu salıverilmesine karar verildiği ana kadar YOKSUN BIRAKILMASINA karar verilmesi gerektiği gözetilmeden. Hükmün. "Sanığın.

Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK.nın 53/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hak ve yetkilerden TCK.nın 53/1-a,b,d,e maddesinde sayılan hak ve yetkiler ile "c" fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden kendi altsoyu dışında kalan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından TCK.nın 53/2. maddesi gereğince cezanın infazının tamamlanması anına kadar,

TCK.nın 53/1-c fıkrasındaki hak ve yetkilerden kendi altsoyu olan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından TCK.nın 53/3-1. cümlesi gereğince bu hak veya yetkilerin denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infaz edildiği ana kadar veya koşullu salıverilmesine karar verildiği ana kadar YOKSUN BIRAKILMASINA," şeklinde kurulmak yerine;

karar yerindeki gibi kurulmuş olması hukuka aykırı ise de, bu maddedeki hak ve yetki yoksunluklarının uygulanmasına ve ehliyetlerin kısıtlanmasına infaz aşamasında karar verilebilmesine yasal engel bulunmadığı gözetilerek bu husus,...İddianamede nitelenen eylemlerin görüntülerini ihtiva eden ve iş bu nedenle kamu davasının esasa müessir delili olan görüntülerini ihtiva eden cd.nin soruşturma evresinde ilk derece mahkemesi,

istinaf dairesi ve temyiz mahkemesince izlenebilmesi için kopyasının çıkarılıp dosya arasına bırakılması ve aslının emanette muhafazası yönünde soruşturma makamınca işlem tesis olunması yerine ve soruşturma makamınca bu işlemin tesis olunmaması halinde eksik bırakılan aynı işlemin kovuşturma evresinde kovuşturma makamınca ikmal edilmesi yerine, cd.nin kopyasının çıkarılmadan cd.nin kendisinin kamu davası dosyası içerisine bırakılmış olması ile yetinilmesi hukuki eksiklik ise de,

mahallinde tamamlanabilir görüldüğünden,.." eleştirileri ile birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Kararın hukuka ve vicdana aykırı olduğuna, dosya kapsamında mahkûmiyete esas alınan tek delilin doğruluğu şüpheli bulunan müşteki teşhisi olduğuna, sanığın tipinin ülkemizde yaygın bulunan bir yüz tipi olması,

eylemin karanlıkta ve çok kısa bir sürede gerçekleşmesi ve teşhis işleminin olaydan 9 gün sonra yapılması da dikkate alındığında başka ülke vatandaşı olan ve duruşmada dinlenmeyen şikâyetçinin eylemi gerçekleştiren kişi ile sanığı birbirine karıştırma ihtimalinin yüksek olduğuna, şikâyetçi duruşmada dinlenmeden karar verildiğine, sanığın lehine olacak deliller toplanmadan eksik araştırma ile karar verilerek adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine,

görevsizlik kararı veren asliye ceza mahkemesi tarafından sanığın olay tarihinde bulunduğu yerin tespiti amacıyla getirilmesini istediği HTS kayıtlarının dosyaya girmediğine, kararın haksız olduğuna ve bozulmasının gerektiğine ilişkindir. B.

Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,

5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

6. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul

21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.01.2026 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir.

Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit, bir kimseyi, malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bu şekilde yapılması, yağma suçunu, malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır.

Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadarki aşamada kullanılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Yağma suçunun cebir ve tehdit ögesinin, malın müştekinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik objektif olarak ciddi nitelikte ve malın zilyedine yönelik olması gerekir.

Cebir ve tehdit, mal alındıktan sonra yani zilyedin eşya üzerindeki hakimiyeti kalktıktan sonra zilyedin; malın kendisine teslimini sağlama çabası yada geri almasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşmeyecek, tamamlanan hırsızlık ve ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda; olay tarihi olan 29.09.2020 günü saat 04:20 sıralarında müştekinin taksiden inip yaya olarak telefonla konuştuğu esnada sürücülüğünü kimliği tespit edilmeyen şahsın yaptığı ve arkasında sanığın oturduğu motosikletin müştekinin yanına yaklaştığı, sanığın müştekinin elinde bulunan ve içerisinde 1.500,00 TL civarında para, pasaport ve anahtarlar olan çantayı cebir veya tehdit kullanmaksızın çekip almaya çalıştığı, müştekinin olayın sıcağı sıcağına kollukta verdiği "... o esnada motorsikletli iki şahıs arkamdan yaklaşarak elimdeki siyah -beyaz renkli çantamı alıp gitmeye çalıştı.

O anki refleks haliyle çantama sarıldım, tutmaya çalıştım, fakat çok uzun süre dayanamayıp çantamı bıraktım ve iki şahıs hızlıca ...

Meydana doğru kaçtı.." şeklindeki beyanından da anlaşılacağı üzere müştekinin çantasını vermemek için kısa bir süre direndiği ancak sanığın suça konu çantayı alarak olay yerinden kaçtığı, sanık tarafından doğrudan müştekinin şahsına yönelik cebir ve tehdit uygulanmadığı, kuvvet sarfının tamamen suçun konusu eşyaya yönelik olduğu, birleşik suç olan yağma suçu çözümlendiğinde hırsızlık suçunun tamamlandığı fakat yağma suçunun cebir ve tehdit ögesini oluşturacak kasten yaralama veya tehdit suçunun olayda tamamlanmadığı bu nedenle sanığın eyleminin.

5237 sayılı Kanun'un 142/2-b. maddesinde düzenlenen elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturuduğu düşüncesinde olduğumuzdan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluğun onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz
  5. III. Karar

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1395
Karar No
2026/687
Tarih
19 Ocak 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1374 K.2025/2093
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1361 K.2026/818
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1329 K.2025/8453
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1159 K.2026/738
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1148 K.2026/780
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1135 K.2024/2938

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.