İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/1811 Karar: 2026/3192 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1811 K.2026/3192

6. Ceza Dairesi 2024/1811 E. , 2026/3192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4646 E., 2024/224 K. SUÇ : Nitelikli yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 17.01.2024 tarihli ve 2023/4646 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6. Ce

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/1811 E. , 2026/3192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4646 E., 2024/224 K. SUÇ : Nitelikli yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 17.01.2024 tarihli ve 2023/4646 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6. Ce

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/1811 E. , 2026/3192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4646 E., 2024/224 K. SUÇ : Nitelikli yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 17.01.2024 tarihli ve 2023/4646 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 28.11.2023 tarihli ve 2022/3566 Esas, 2023/14691 Karar sayılı bozma ilamı karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/333 Esas, 2018/359 Karar sayılı kararı ile verilen beraat kararları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2019/560 Esas, 2020/482 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 28.11.2023 tarihli ve 2022/3566 Esas, 2023/14691 Karar sayılı kararı ile hükümler " sanık ve suça sürüklenen çocuk aleyhine mahkûmiyete esas alınan tek delilin mağdurun kollukta verdiği ilk beyanı olduğu, mağdurun bu beyanında sanık ve suça sürüklenen çocuğun motosikletini alarak uzaklaşmak istediklerini, kendisinin peşlerinden gitmesi üzerine yüzüne biber gazı sıktıklarını ifade etmiş ise de, sonraki aşamalardaki beyanlarında ifadesinin doğru olmadığını, suça sürüklenen çocuk ...'ın motosikletini bir tur kullanmak üzere istediğini, kendisi ile birlikte bir tur attığını, akabinde sanık ...'la da binmek istediğini işaretle anlattığını ve kendisinin izin verdiğini, sanık ve suça sürüklenen çocuğun motosikletle uzaklaşmaları üzerine geri gelmeyeceklerini anladıktan sonra panikleyerek şikâyetçi olduğunu, kendisine yönelik herhangi bir cebir veya şiddet uygulanmadığını beyan ettiği, sanık ve suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda benzer ve istikrarlı savunmada bulundukları, olay saatinden yaklaşık iki saat sonra motosikletle kolluk güçlerine yakalanan sanık ve suça sürüklenen çocuğun üzerinde kuru sıkı silah, mermi, fişek ele geçirilmesine karşın biber gazı bulunamadığı anlaşılmakla, tur atmak bahanesi ile kontak anahtarı üzerinde olan motosikleti alarak olay yerinden ayrılan sanık ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d. maddesinde yer alan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi " gerekçesi ile bozulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 17.01.2024 tarihli ve 2023/4646 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı ile söz konusu bozma kararına karşı "...Suriye uyruklu mağdur 29.11.2017 tarihinde saat 22.30'da, sıcağı sıcağına verdiği kolluk müracaatında; "....yukarıda belirttiğim adreste ikamet ederim ve sokaklarda kağıt toplayarak geçimimi sağlarım. 29.11.2017 günü saat 22.30 sıralarında ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde kendi adıma kayıtlı ... plaka sayılı Kanuni marka Van 87 model beyaz renkli motosikletimi herhangi bir yere bağlamadan park ettim ve kağıt toplamaya başladım. Bu esnada yanıma 20 li yaşlarda eşkallerini net olarak hatırlayamadığım 3 şahıs yanıma geldi. İçlerinden iki tanesi motosikletime bindi ve gitmeye çalıştılar ben peşlerinden koştum ancak yüzüme doğru biber gazı sıktılar bu esnada diğer şahıs plakasını alamadığım beyaz renkli araca binerek gitti. Motosikletim geldiklerinde çalışır vaziyetteydi ve kontak anahtarı ile birlikte çaldılar. Bu yüzden anahtarımı size ibraz edemiyorum. Olay anını gören kamera kaydı ve tanığım yoktur. Motosikletimi çalan şahıslardan davcı ve şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunduğu, Suça sürüklenen çocukların 30.11.2017 günü saat 00.50 de Kağıthane'de suça konu motosikletle seyir halinde iken kolluğun dur ihtarına uymamaları sonucu kollukça kovalamaca sonucu kaza yapmaları ve kaçmak istemeleri sonrası kollukça üzerlerinde ve attıkları yerde bulunan tabancalarla yakalandıkları, Suça sürüklenen çocukların savunmalarında, daha önceden tanımadıkları mağdurun motosikleti tur atmak için rızası ile kendilerine verdiklerini beyan ettikleri, Mağdur, birleşen İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/373 Esas sayılı dosyasında tercüman huzururu ile alınan beyanında; "Ben daha önce olayla ilgili ifade vermiştim ancak o ifadem doğru değildir, olay günü huzurda olan suça sürüklenen çocuk ve arkadaşı benim yanıma gelerek benim park halinde olan motosikletime binmek istediklerini bana anlattılar, ben tam Türkçe konuşamadığım için işaret diliyle anlattılar, bende kabul ettim, önce huzurda olan suça sürüklenen çocuk ... isimli kişi motosikleti kullandı, ben arkasına bindim, birlikte tur atıp diğer şahsın yanına geldik, yine işaret diliyle bana bizi bekleyen kişi de motosiklete binmek istediğini anlattı, ben de yine kabul ettim, bu defa huzurda olan Berat'ın arkasına arkadaşı bindi gittiler ancak uzun bir süre gelmediler, ben de bunun üzerine paniğe kapılarak şikayetçi oldum, kandırıldığımı anladım, karakola şikayetçi oldum, daha sonra motosikleti bir yerde bulmuşlar, bana haber verdiler, kesinlikle bana karşı zor cebir tehdit kullanılmamıştır, biber gazı sıkılmamıştır, motosikletimi ben rızamla verdim, motorumu da karakolda aldım, herhangi bir zararım yoktur şikayetçi değildim, karakolda bana motosikletle kaza yapıldığı söylendi, polis memurları kovalamaları üzerine kaza yapmışlar, herhangi bir zararımda söz konusu değildir, motosikletimin tamiri de yapılmıştır. Emniyet ifadem az önce söylediğim gibi doğru değildir, kesinlikle yüzüme biber gazı sıkmadılar, ben motosikletimi suça sürüklenen çocuk ve arkadaşına binmeleri için kendi rızamla verdim ancak gelmemeleri üzerine şikayette bulundum. Karakoldan aranmam üzerine Çağlayan Polis Merkezine geldim, motosikletimin bulunduğu bana söylendi, motosikletimi aldım, herhangi bir zarar ziyanım yoktur, ben motosiklet geri gelmediği için şikayetçi olmuştum kimseden şikayetçi değilim." şeklinde beyanda bulunduğu, Anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının Cumhuriyet Savcısı tarafından istinafı üzerine Dairemizce duruşma açılmış ve yapılan yargılama sonucunda; "Her ne kadar sanık ve suça sürüklenen çocuk, motosikleti gezmek için aldıklarını, önce mağdurla suça sürüklenen çocuğun motosiklete bindiğini bir tur attıktan sonra bu kez mağdur olmaksızın kendilerinin bindiği beyan etmişler ve birleştirme kararı öncesi İstanbul 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde dinlenen mağdurda soruşturma beyanından dönerek benzer nitelikte beyanda bulunmuş ise de; gece vakti tanımadığı iki kişiye cebir ya da tehdit söz konusu olmadan motosiklet gibi değerli bir aracın verilmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması, ...'te gerçekleşen yağma sonrası motosikletin 2.5 saat sonra Kağıthane'de kovalamaca ve kaza sonrası ele geçmesi, mağdurun sıcağı sıcağına kollukta alınan beyanında sanık ve suça sürüklenen çocuğun kendisine biber gazı sıkarak motosikleti aldıklarını beyan etmeleri karşısında, sanıkların kendilerini, mağdurun da sonradan sanık ve suça sürüklenen çocuğu cezadan kurtarmaya yönelik savunma ve beyanlarına itibar edilmeyerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle sanık ve suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Dairemizin 19.02.2020 tarihli gerekçeli kararında da belirtildiği üzere; Suriye uyruklu mağdur ile sanık ve suça sürüklenen çocuğun birbirini tanımamaları, mağdurun sanık ve suça sürüklenen çocuğa suç atması için neden bulunmaması, mağdurun tanımadığı kişilere motosiklet gibi değerli bir aracı, gece saat 22.30 sıralarında tur atma bahanesi ile de olsa rızası ile vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmemesi, mağdurun ilk ifadesinde şahısların üç kişi olduğu, motosikleti ikisinin alması sonrası üçüncü kişinin araçla kaçtığını beyan etmesi suretiyle olay yerine araçla geldiklerinin anlaşılması, motosikletin ...'te gerçekleşen olay sonrası yaklaşık 2.5 saat sonra saat 00.50'de Kağıthane'de kollukça kovalamaca ve kaza sonrası ele geçmesi karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuğun "tur atma" amacı ile aldıkları yönünde savunmalarının dayanaksız kalması yakalandıklarında üzerlerinde biber gazı bulunmamasının, olayın üzerinden 2.5 saat geçmesi dikkate alındığında lehlerine kabul edilebilecek nitelikte bir husus olmaması, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre genellikle yağma olaylarında tanık bulunmaması ve tek delilin mağdur beyanı olması, sıcağı sıcağına alınan mağdur beyanlarının, yan delillerin de desteklemesi halinde, kovuşturmada mağdurların değişik gerekçelerle olayın faillerini cezadan kurtarmaya yönelik olarak beyanlarını değiştirmeleri şeklindeki beyanlarına üstün tutulması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında, mağdurun kovuşturma aşamasında sanık ve suça sürüklenen çocuğu cezadan kurtarmaya yönelik savunma ve beyanlarına itibar edilmemiştir..." gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2022/3566 Esas, 2023/14691 Karar sayılı ilamı usul ve yasaya uygun bulunmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 17.01.2024 tarihli ve 2023/4646 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 28.11.2023 tarihli ve 2022/3566 Esas, 2023/14691 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla