KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2024/1973 E., 2026/1608 K.
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/467 E., 2023/380 K
- Suçlar
- Silahla tehdit, Kasten yaralamaya teşebbüs
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
263 kelime·1 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesine göre tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 230. maddesinde ise gerekçenin içermesi gereken hususların ayrıntılı şekilde düzenlendiği,
5271 Sayılı Kanunu'nun 230/1-b maddesine göre hükme esas alınan delillerin belirtilmesi, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararında; delillerin bir bütün hâlinde sayıldığı ve fakat sanığa isnat edilen suçlar ile delillerin ilişkilendirilip tartışılmadığı, mahkûmiyet hükümlerine esas alınan ve reddedilen delillerin neler olduğuna, hangi delillerin makbul addedilip üstün tutulduğuna, maddi vakıanın kabulüne hangi delillere dayanılarak ulaşıldığına yer verilmediği,
böylece vicdani kanaatin oluşum sürecinin, hukuka ve dosya kapsamına uygun olarak kararda ayrı ayrı gösterilmemiş olmasına nazaran, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine ilişkin gerekçenin Anayasa’nın 1 41... sayılı Kanun'un 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde kanuni ve yeterli gerekçeyi içermediği anlaşılmakla, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında silahla tehdit ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. İlk derece mahkemesinin kararında deliller bir bütün hâlinde sayılmış ancak isnat edilen suçlarla ilişkilendirilip tartışılmamış, hangi delillere üstünlük tanındığı gösterilmemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Anayasa'nın 141. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesi uyarınca tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur; 230/1-b maddesi hükme esas alınan ve reddedilen delillerin ayrı ayrı gösterilmesini, vicdani kanaatin oluşum sürecinin denetime elverişli biçimde açıklanmasını gerektirir. Delillerin isnat edilen suçlarla ilişkilendirilip tartışılmadan kurulan mahkumiyet hükmü, kanuni ve yeterli gerekçeden yoksundur ve bozmayı gerektirir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hükümlerin bozulması (yasal ve yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle, diğer yönler incelenmeksizin).
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Gerekçe denetimi bağımsız bir bozma sebebidir; müdafi olarak hükmün hangi delile hangi ölçüde dayandığının kararda gösterilmediği, delillerle isnat arasında bağ kurulmadığı temyizde ayrıca ileri sürülmelidir. Gerekçesizlik iddiası, esasa girilmeden dahi bozma sağlayabildiğinden güçlü bir savunma dayanağıdır.