Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2019 E. , 2025/2426 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1204 E., 2020/1361 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi Kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2019 E. , 2025/2426 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1204 E., 2020/1361 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi Kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulabileceği, anılan kararın kesin nitelikte olmadığı, böylece itiraz üzerine verilen bu kararın yok hükmünde olduğu, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının sanık hakkında tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığı yönündeki talebinin temyiz mahiyetinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkileriinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafii, katılan kurum vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, "....bu surette verilen hükümler tekerrüre esas alınmaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı bir şekilde Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/20 Esas, 2017/138 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince doğrudan 3.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetin ilamının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı, bunun yerine sanığın adli sicil kaydında yer alan Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/33 Esas ve 2018/90 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılıkların düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.07.2020 tarihli ve 2010/1204 Esas, 2020/1361 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasından “TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak yerine 'Sanığın adli sicil kaydında bulunan Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/33 Esas, 2018/90 Karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tekerrür süresi içerisinde kasten suç işleyen sanığın mükerrir olduğu anlaşıldığından, TCK'nun 58. maddesi uyarınca sanığa hükmolunan cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca cezanın infazından sonra denetimde serbestlik tedbirinin de uygulanmasına' kısmının eklenmesi ve ''Katılan kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 5.450,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Bakanlığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.